Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/562 E. 2011/4959 K. 31.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/562
KARAR NO : 2011/4959
KARAR TARİHİ : 31.03.2011

… vekili avukat … ile 1-… İnş. Tic. A.Ş vekili avukat … 2-TOKİ vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … Tüketici Mahkemesinden verilen 12.3.2009 gün ve 772-96 sayılı hükmün Dairemizin 28.5.2010 tarih ve 2009/8071-2010/7287 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalılar avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.

K A R A R
Davacı, “… ” adıyla bilinen projede yer alan 11. bölge, E 7 blokta yer alan 16 nolu daireyi davalı TOKİ adına vekaleten davalı … A.Ş.’den 149.570,00 TL bedelle 13/10/2004 tarihli “ Taşınmaz Satış Sözleşmesi” ile satın aldığını, davalıların taahhütlerini yerine getirmemeleri nedeniyle satın aldığı taşınmazın değerinin düştüğünü, davalıların yaptıkları reklam ve tanıtımlarla kendisini kasten yanılttıklarını ve ayıplı mal sattıklarını ileri sürerek, ağır kusur ve hile ile gizlenen ve %50 nispetinde değer kaybına sebep olan ayıp ve eksikliklerin davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen giderilmesine, bunun mümkün olmaması halinde ise fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 28.05.2010 tarih ve 2009/8071 esas, 2010/7287 karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiş; davalılar karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre HUMK’nun 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uygun olmayan davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme isteklerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, satış esnasında sunulan projede ve tanıtımlarda belirtilen ancak bunlara uygun olarak yapılmayan veya eksik yapılan işler nedeni ile davacının satın aldığı konutta oluşan değer kaybının ödetilmesi talebine ilişkindir. Dava konusu sosyal tesislerin, mülkiyeti Toki’ye ait olan 518 ada üzerinde yapılmış olması, alıcının satın alma kararını etkileyen, taşınmazın değerini azaltan bir husus olup, edimin ifasındaki bu yöne ilişkin eksiklik nedeniyle, somut olayda 4077 sayılı yasada düzenlenen “ayıplı ifa” değil “eksik ifa” söz konusudur. Temyiz edilen hükmün, “Mahkemece, dava konusu spor kompleksi yönünden taraflar arasında ihtilafsız 2011/562-4959
olan satış bedeli üzerinden gerekli indirim yapılması gerekirken..” gerekçesiyle bozulacağı yerde daha önceki bozma ilamında zuhulen, “Bu durumda mahkemece yapılacak …, konusunda uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyeti aracılığı ile, dava konusu spor kompleksinin siteye dahili halinde davacının satın aldığı konutun değeri ile siteye dahil edilmemesi halindeki değerinin belirlenmesi, yapılacak oran sonrası davacıların isteyebileceği bedel indirimi miktarının taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli raporla tespit edilmesi ve bu değer farkının ödetilmesine karar verilmesidir.” gerekçesiyle bozulduğu, bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davalıların bu yöne ilişkin karar düzeltme istemlerinin kabulüne, hükmün yukarıda açıklanan gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle sair karar düzeltme isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle Dairemizin 28.05.2010 tarih ve 2009/8071 esas, 2010/7287 karar sayılı bozma kararındaki anılan gerekçenin kaldırılmasına, mahkeme hükmünün yukarıda açıklandığı şekilde BOZULMASINA, 35,50 TL peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 31.3.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ
Sair hususlar yönünden 28.05.2010 tarih ve 2009/8071 esas, 2010/7287 karar sayılı bozma kararındaki muhalefet şerhinde açıklanan nedenlerle, mahkemece verilen red kararının onanması gerektiği gerekçesiyle, karar düzeltme talebinin kabulü gerektiği görüşündeyiz.