Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/6403 E. 2011/12817 K. 20.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6403
KARAR NO : 2011/12817
KARAR TARİHİ : 20.09.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, 30.000,00 TL bedelli senet nedeniyle davalı tarafından kendisi hakkında takip başlatıldığını, oysa ki takip konusu senedin 10.000,00 TL’lik kısmının ödendiğinin senedin arkasına yazılı olduğunu, kalan 20.000,00 TL’yi ise alacaklıya elden verdiğini ileri sürerek, senet nedeniyle davalıya 10.000,00 TL tutarında borçlu olmadığının tespitine, bu miktar üzerinden davalının %40 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, senedin bakiye 20.000 TL’lik kısmı için ise dava haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, davalı tarafından başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece herhangi bir gerekçe belirtilmeden, davanın reddine karar verilmiştir.
Anayasanın 141/III maddesi gereğince mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yapılması zorunludur. HUMK.nun 388/3. maddesinde de, mahkeme kararlarında iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan delillerin tartışılması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin bulunması gerektiği açıklanmıştır. Somut olayda 2011/6403-12817
mahkemece “davanın reddine” karar verilmişse de, gerekçesi belirtilmemiştir. Oysa ki az yukarıda açıklandığı üzere mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması, Anayasa hükmü gereğince zorunlu olduğundan, mahkemece gerekçesiz bir şekilde ve usulün 388/3 maddesine aykırı olarak yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına., peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 20.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.