YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6592
KARAR NO : 2012/10843
KARAR TARİHİ : 19.04.2012
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalı … yönünden kısmen kabulüne diğer davalı hakkındaki davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı davalılar avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı … İnş. A.Ş. vekili avukat … ve davalı … vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, “… …“ adıyla bilinen projede yer alan daireyi davalı … adına vekaleten davalı … A.Ş.’den “ Taşınmaz Satış Sözleşmesi” ile satın aldığını, davalıların satış sırasında reklamını yaptıkları projede müşterilerine satın alacakları daire/villa ile birlikte 1 milyon m2 arazi üzerinde, 450 bin m2 yeşil alan içerisinde 50.000 ağaçla çevrili, yüzme havuzları, yürüyüş, koşu ve bisiklet parkurları, buz pateni ve buz hokeyi pistleri, basketbol ve tenis kortları, İlköğretim okulu, ticaret merkezi, vb. beklentilerin üzerinde sosyal ve sportif imkanlar sunarak, kaliteli, sağlıklı, güvenli ve huzurlu bir yaşam alanı inşa ve teslim edileceğinin ilan edildiğini, ancak sitenin genel çevre duvarının ve demir parmaklıklarının dahi büyük ölçüde tamam olmadığını ve vaat edilen “ 24 saat özel güvenlik” sisteminin işlemediğini, site çevresinin 50.000 ağacın varlığı bir yana neredeyse çıplak bir görüntüye sahip olduğunu, site içinde site sakinlerine ait olacağı vurgulanan özel yaşam ve spor kompleksi vaat edilmesine rağmen vaad edilen spor kompleksinin …’ye ait 518 nolu ada üzerinde kaldığını ve fiili durumu itibarıyla çevre duvarı ve güvenliğinin olmaması sebebiyle kamuya açık hale dönüştüğünü, davalıların yaptıkları reklam ve tanıtımlarla 2011/6592 2012/10843
Kendisini kasten yanılttıklarını ve ayıplı mal sattıklarını, bu nedenle dairede önemli bir değer kaybı bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, ıslah ile talebini 17.206.00 TL ye çıkartmştır.
Davalı … İnşaat..A.Ş., davalı …’ye vekaleten satış yaptıklarını, hukuken taraf olmadıklarını beyanla davanın husumetten reddi gerektiğini, esas yönden de satılan taşınmazda ayıp bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Davalı …, inşaatın onaylı projeye uygun yapıldığını, tanıtım ve reklam broşürlerine aynen uyulduğunu, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, 518 adadaki spor kompleksinin proje kapsamında bulunmadığını, her sitenin yüzme havuzlarının ve sosyal tesislerinin olduğunu, her sitenin demir parmaklıklı duvarının bulunduğunu, dışarıdan birinin kontrolsüz girişinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı … A.Ş yönünden davanın husumetten reddine, davalı … yönünden davanın kabulü ile 1.000.00 TL nin dava tarihinden, 15.206.00 TL nin ıslah tarihinden itibaren faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş; Hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, satış esnasında sunulan projede ve tanıtımlarda belirtilen ancak bunlara uygun olarak yapılmayan veya eksik yapılan işler nedeni ile davacının satın aldığı dairede oluşan değer kaybının ödetilmesi istemine ilişkindir. Davacı, satıcı …’ye vekaleten … İnşaat ve ticaret A.Ş’den “ … … ” adlı projeden daire satın almış ve aldığı bu bağımsız bölüm davacıya tapuda devir edilerek fiilen de teslim edilmiştir. Davacı, davalıların satış sırasında reklamını yaptıkları projede yapılması ilanlarla vaad edilen hususların yerine getirilmediğini, özellikle 518 nolu ada üzerine inşa edilen spor kompleksinin tapusunun bağımsız bölüm maliklerine verilmeyip, … üzerinde bırakıldığını ve spor kompleksinin sadece site sakinlerinin kullanımına sunulması gerekirken , kamuya da açıldığını, ileri sürerek, bu ayıplar nedeniyle satın aldığı taşınmazda meydana gelen ekonomik eksikliğin tazminini istemiştir. Davacının davasında tanımladığı bu durumun ( … Hukuk Genel Kurulunun 2.11.2011 gün ve 2011/13-453 esas 2011/651 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere ) açık ayıp niteliğinde olduğu, davalıların bu ayıbı gizlemek için her hangi bir hileye başvurmadıkları, davacının bu ayıplardan bağımsız bölümü satın aldığı tarihte kolayca bilgi sahibi olabileceği kuşkusuzdur. Ayrıca davacının 4077 sayılı kanunun 4.maddesi gereğince malın teslimi tarihinden itibaren 30 gün içinde davalılara ayıp ihbarında bulunmadığı da tartışma konusu değildir. Öyle ise mahkemece ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle ve yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2–Mahkemece, davalı yüklenici … inşaat A.Ş. nin diğer davalı …’ye vekaleten imzalayan kimsenin o sözleşmenin tarafı 2011/6592 2012/10843
Sayılamayacağı, sözleşmeden doğan hak ve borçların temsil olanun …’ye ait olduğu, satıcı bakımından söz konusu olan ayıba karşı tekeffül borcundan … inşaat A.Ş. nin sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile davalı … inşaat A.Ş yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davacı, davalının imalatçı-üretici sıfatı ile sorumlu olduğunu ileri sürmüştür. Dosya içerisinde bulunan 31.10.2003 tarihli, davalılar arasında düzenlenen sözleşmede, davalı … A.Ş.nin yüklenici sıfatıyla konutları inşa ettiği anlaşılmaktadır. İmalatçı-üretici kavram ve sorumluluğu 4077 sayılı yasanın 3 ve 4.maddelerinde düzenlenmiştir. TKHK nun 4/3 maddesine göre; İmalatçı-üretici, satıcı, bayi, acente, ithalatçı ve 10.maddenin 5.fıkrasına veya 10/B maddesinin 9.fıkrasına göre kredi veren, ayıplı maldan ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından dolayımüteselsilen sorumludur. Hal böyle oluncu, imalatçı-üretici durumunda bulunan davalı … inşaat A.Ş ye husumet yöneltilebilir. Mahkemece, bu davalı yönünden de uyuşmazlığın esasının çözümlenmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın husumetten reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3–Bozma nedenine göre davacının sair davalı … A.Ş nin tüm temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına.
SONUÇ: Birinci bentde açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı … yararına, ikinci bentde açıklanan nedenlerle davacı lehine BOZULMASINA, üçüncü bentde açıklanan nedenle davacının sair davalı … inşaat A.Ş nin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davalı … İnş. ve Tic. A.Ş’den alınarak davacı ve davalı …’ye ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde davalılara iadesine, 19.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.