YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6742
KARAR NO : 2011/18817
KARAR TARİHİ : 14.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalılardan Kooperatifin yapmakta olduğu binadan bir adet daireyi arsa sahibi olan Sami Semiz’ den 02.11.1995 tarihli düzenleme gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi ile 100.00.TL bedelle satın aldığını, diğer davalılarında 31.10.1995 tarihli harici sözleşme ile satın aldığı daireyi 31.12.1996 tarihine kadar teslim etmedikleri takdirde rayiç kira bedeli ödemeyi taahhüt ettiklerini ancak bu zamana kadar dairenin teslim edilmediğini belirterek davalı … Semiz adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde rayiç değeri ile kira bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kooperatif ve …, davanın reddini dilemişler. Diğer davalılar usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadıkları gibi herhangi bir savunmada da bulunmamışlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1.Her ne kadar mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 60.000.00.TL taşınmazın rayiç bedeli ile 12.683.33.TL kira bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş ise de; dosyada mevcut 31.10.1995 tarihli harici sözleşmeyi kooperatifi temsil yetkisine sahip olan davalı …’ ın davalı … temsilen diğer yetkili davalı … ile birlikte imzaladığı dosya kapsamı ile sabittir. Eğer bu harici sözleşmeden dolayı bir 2011/6742-18817
sorumluluk doğacak ise, bu sorumluluk sözleşmenin tarafı olan davalı Kooperatife ait olacaktır. Davalı …’ ın yetkisine binaen temsilci olarak imzaladığı harici sözleşmeden dolayı bir sorumluluğu bulunmamaktadır. O halde mahkemece, temyiz eden davalı … yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucunda bu davalının da sorumluluğuna hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre temyiz eden davalı …’ ın diğer temyiz nedenlerinin bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı … yararına BOZULMASINA, ikinci bent gereğince temyiz edenin diğer temyiz nedenlerinin incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 14.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.