Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/7128 E. 2012/5462 K. 06.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7128
KARAR NO : 2012/5462
KARAR TARİHİ : 06.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı … avukatınca duruşmalı diğer davalı … Tekstil Ltd. Şti ve davacılar avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacılar vekili avukat ……’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacılar, davalılarla 13.10.2005 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi imzaladıklarını, vekalet görevlerini özenle ve gereği gibi yerine getirmiş olmalarına rağmen, 7.9.2006 tarihinde haksız olarak azledildiklerini, Ödenmesi gereken vekalet ücretlerinin de ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, vekalet ücreti alacaklarına mahsuben şimdilik 10.000 TL’nin temerrüt tarihi olan 28.9.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemişler, 30.3.2010 tarihli ıslah dilekçeleriyle de davalılardan… A.Ş. için 85.281 TL, … Limited Şirketi için 82.483 TL, Lütfü … Kefelioğlu için de 81.891 TL talep ettiklerini belirterek, taleplerini 249.655 TL üzerinden ıslah etmişlerdir.
Davalılardan … Limited Şirketi, davanın reddini dilemiş, diğer davalılar ise davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, ikinci bilirkişi raporuna itibar edildiği belirtilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, 43.390,00 TL’nin davalı … Limited Şirketinden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara verilmesine, davalı Lütfü … Kefelioğlu’nun 125.616,00 TL’den sorumlu olması kaydıyla 126.066,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar… Limited Şirketi ve…ndan müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 2011/7128 2012/5462
13.640,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte her üç davalıdan müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm, davacılar ve davalılardan … Limited Şirketi ile Lütfü … Kefelioğlu tarafından temyiz edilmiştir.
1-HUMK.nun 381. maddesi gereğince mahkeme, hazır olan tarafların iddia ve savunmalarını dinledikten sonra yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Kararın tefhimi en az, aynı yasanın 388. maddesinde belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. HUMK.nun 388/son maddesi gereğince de istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Yine aynı kanunun 389 maddesinde de hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. Aynı maddenin son fıkrası gereğince de zorunlu nedenlerle yalnız hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın sonradan belli bir süre içinde yazılması mümkündür. Bu gibi hallerde de HUMK.nun 388 maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren kısa karar ile daha sonra yazılan gerekçeli kararın birbirine uygun olması zorunludur. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak da yoktur. Öte yandan kısa kararla gerekçeli kararın birbirinden farklı olması yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim olunmasına ilişkin Anayasanın 141. maddesi ile HUMK.nun yukarda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir görevdir.
Somut olayda, mahkeme kararının “Hüküm” fıkrasında, kısa kararda olduğu gibi hüküm kurulmuş olmakla birlikte, kararın gerekçe kısmında, 2. bilirkişi raporuna itibar edildiği ve karara esas alındığı belirtilmişse de, hükme esas alınan 18.8.2010 tarihli ikinci bilirkişi raporunda, davacıların … Limited Şirketinden olan vekalet ücreti alacakları seçenekli olarak belirtilmek suretiyle, en düşük ücret oranı olan %10 üzerinden 46.780 TL olarak, diğer davalılardan olan vekalet ücreti alacakları da 129.400 TL olarak belirtilmiş olmasına rağmen, kararın hüküm kısmında ise, “43.390,00 TL’nin davalı … Limited Şirketinden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara verilmesine, davalı…nun 125.616,00 TL’den sorumlu olması kaydıyla 126.066,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar… Limited Şirketi ve…ndan müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine” şeklinde hüküm kurulmuştur.
Görüldüğü üzere kararın gerekçe kısmında ikinci bilirkişi raporuna itibar edildiği ve ıslah dilekçesi de dikkate alınarak hüküm kurulduğu belirtilmişse de, kararın hüküm kısmında ise, kısmen bilirkişi raporuna aykırı karar verilmiş olması nedeniyle kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası ve kısa karar arasında çelişki 2011/7128 2012/5462
Yaratılmıştır. HUMK.nun 382-388 ve 389 maddeleri gereğince kararın hüküm fıkrası ile gerekçesinin farklı ve çelişkili olması, mahkemelere olan güven ilkesini zedeler. Bu durumda, 10.4.1992 gün ve 1991/7 esas ve 1992/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da benimsendiği gibi, mahkemece, kısa karar ile bağlı kalınmaksızın, ancak, kısa karar ile gerekçeli karar ve hüküm fıkrası arasındaki çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilebilmesi için usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması gereklidir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, (2) no’lu bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde davalı … Tekstil Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne iadesine, 2.750.00 TL peşin alınan harcın davalı …’na iadesine, peşin alınan harcın davacılara iadesine, 6.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.