YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7322
KARAR NO : 2011/18176
KARAR TARİHİ : 06.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, mülkiyeti kendisine ait olan dükkanı 1.1.2001 tarihinde dava dışı şahsa kiraladığını, kiracının 19.9.2006 tarihinde tahliye etmesinden sonra yaptığı kontrolde su saatinin davalı kurumca söküldüğünü anladığını, yeniden su saati bağlanmasına dair talebinin su aboneliğini borcunun bulunduğundan bahisle reddedildiği, sözleşmeden kaynaklanan borcun kendisinden istenemeyeceğini belirterek abonelik şartlarının yerine getirilmesini ve sayacın bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, aboneliğin dava dışı şahıs adına olduğunu, abonelikte kaçak kullanım borcu bulunduğunu, bu borcun ödenmemesi nedeniyle saatin bağlanmamasının doğru olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece Aski Tarifeler Yönetmeliği gereğince davacının abonelik istemini yaptırmakla yükümlü olduğu kiracının abone olmadan kullandığı kaçak su bedelinden kiracısı ile birlikte sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davanın maliki olduğu dükkana, kiracının kullanımında olan dönemde tahakkuk eden su borcu nedeniyle sökülen sayacın bağlanıp bağlanmaması hususundadır. Davacının taşınmazın maliki olduğu ve 1.1.2001 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile dava dışı …’a kiraladığı,su sayacının davalı idarece …’ın
borcundan dolayı söküldüğü ihtilafsızdır. Öte yandan dükkandaki su aboneliğinin 6.10.1995 tarihinde….. adına yapıldığı sabittir. Davacının abonesi olmadığı bir abonelikle, başkası tarafından kullanıldığı davalının da ikranında bulunan su tüketiminden dolayı sorumlu tutulması olanaklı değildir. Bunun aksinin kabulü, abonelik sözleşme ilişkisine aykırı olduğu gibi, su kullanımı ile ilgisi bulunmayan ve sadece malik olan üçüncü kişinin borçtan sorumlu tutulması, hukuka aykırı olup, aboneliğin sonradan iptal edilmiş olması da sonuca etkili değildir. Hal böyle olunca davanın kabulü gerekir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 6.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.