Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/7357 E. 2011/18630 K. 13.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7357
KARAR NO : 2011/18630
KARAR TARİHİ : 13.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki araç sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … Yükselen avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı … ile aralarında yapılan 4.7.2008 tarihli sözleşme ile A blok 5 numaralı daireyi 110.000 TL karşılığında her iki davalıya sattığını, davalı …’in 25.000 TL peşin verip bakiye bedel içinde 3 adet senet verdiğini, akabinde her iki davalıyla noterde satış vaadi sözleşmesi yaptıklarını ve daireyi teslim ettiğini, ancak senetlerin ödenmediğini ileri sürerek 11.8.2008 tarihli satış vaadi sözleşmesinin iptalini istemiştir.
Davalı …, diğer davalı … ile evli olduklarını ve ancak daha sonra boşandıklarını, davalı … ile evli oldukları sırada davacıya noterde satış vaadi sözleşmesi yaptıklarını, sözleşmede tüm bedelin ödendiğini belirtildiğini, ancak boşandıktan sonra davalı … ile davacının kendisine zarar vermek amacıyla 4.7.2008 tarihli sözleşmeyi düzenlediklerini savunmuş, diğer davalıda davanın reddi gerektiğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalı …’in kendisi aleyhine de sonuç doğuracak bir sözleşmeyi imzalamasının düşünülmeyeceği ve bu nedenle davalı …’ın Savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı … arasında düzenlenen 4.7.2008 tarihli adi yazılı sözleşme ile, B Blok 2.kat
5 numaralı dairenin …’e 110.000 TL’na satılıp 25.000 TL’nın peşin Alındığı, bakiye 85.000 TL içinde davalı … tarafından 3 adet senet verileceğinin kararlaştırıldığı bu sözleşmeye istinaden davalı … tarafından 3 adet senedin düzenlenip davacıya verildiği anlaşılmaktadır. Öte yandan noterde düzenlenen 11.8.2008 tarihli sözleşme ile de, davacının müteahitliğini dava dışı kooperatifin yaptığı B Blok 2.kat 5 numaralı daireyi her iki davalıya satarak bedelini tamamen ve peşin aldığı hususu sabittir. Hemen belirtmek gerekir ki, davacını dayandığı 4.7.2008 tarihli adi yazılı sözleşme ile bu sözleşmeye istinaden düzenlenen senetlerde sadece davalı …’in imzası bulunmakta olup, davalı …’ın herhangi bir imzası bulunmadığından, davacı ile davalı … arasında her zaman düzenlenmesi mümkün bulunan bu sözleşme uyarınca davalı …’ın sorumluluğuna karar verilmesi olanaklı değildir. Öte yandan noterde düzenlenen sözleşmede davacının satış bedelinin tamamını aldığı hususu da yazılı olup, resmi şekilde düzenlenen bu belgenin aksının aynı kuvvette belge ile ispatlanması gerekir. Davacı bu yönden bir delil getirmediği içinde davalı …’ın hissesine düşen %50’lik kısmın bedelinin tamamını davacıya ödediğinin kabulü gerekir. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek davalı … yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, varsayıma dayalı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın, temyiz eden davalı … yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz hacının istek halinde iadesine, 13.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.