YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7486
KARAR NO : 2012/1129
KARAR TARİHİ : 25.01.2012
… 2-… vekili avukat … ile 1-… vekili avukat … 1-… İnş ve Tic. A.Ş vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … Tüketici Mahkemesinden verilen 18.09.2009 gün ve 752-352 sayılı hükmün Dairemizin 27.1.2011 tarih ve 5306-983 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı … avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacı, “ … … “ adıyla bilinen projede yer alan daireyi davalı … adına vekaleten davalı … A.Ş.’den “ Taşınmaz Satış Sözleşmesi” ile satın aldığını, davalıların satış sırasında reklamını yaptıkları projede müşterilerine satın alacakları daire/villa ile birlikte 1 milyon m2 arazi üzerinde, 450 bin m2 yeşil alan içerisinde 50.000 ağaçla çevrili, yüzme havuzları, yürüyüş, koşu ve bisiklet parkurları, buz pateni ve buz hokeyi pistleri, basketbol ve tenis kortları, İlköğretim okulu, ticaret merkezi, vb. beklentilerin üzerinde sosyal ve sportif imkanlar sunarak, kaliteli, sağlıklı, güvenli ve huzurlu bir yaşam alanı inşa ve teslim edileceğinin ilan edildiğini, ancak sitenin genel çevre duvarının ve demir parmaklıklarının dahi büyük ölçüde tamam olmadığını ve vaat edilen “ 24 saat özel güvenlik” sisteminin işlemediğini, site çevresinin 50.000 ağacın varlığı bir yana neredeyse çıplak bir görüntüye sahip olduğunu, site içinde site sakinlerine ait olacağı vurgulanan özel yaşam ve spor kompleksi vaat edilmesine rağmen vaad edilen spor kompleksinin …’ye ait 518 nolu ada üzerinde kaldığını ve fiili durumu itibarıyla çevre duvarı ve güvenliğinin olmaması sebebiyle kamuya açık hale dönüştüğünü, davalıların yaptıkları reklam ve tanıtımlarla kendisini kasten yanılttıklarını ve ayıplı mal sattıklarını, bu nedenle dairede önemli bir değer kaybı bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … İnşaat..A.Ş., davalı …’ye vekaleten satış yaptıklarını, hukuken taraf olmadıklarını beyanla davanın Husumetten reddi gerektiğini, esas yönden de satılan taşınmazda ayıp bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Davalı …, inşaatın onaylı projeye uygun yapıldığını, tanıtım ve reklam broşürlerine aynen uyulduğunu, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, 518 adadaki spor kompleksinin proje kapsamında bulunmadığını, her sitenin yüzme havuzlarının ve sosyal tesislerinin olduğunu, her sitenin demir parmaklıklı duvarının bulunduğunu, dışarıdan birinin kontrolsüz girişinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, … AŞ yönünden davanın husumetten reddine, davalı … yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen karar tarafların temyizi üzerine dairemizce bozulmuş, Bu kez davalılar karar düzelte talebinde bulunmuştur.
1-Temyiz ilamında belirtilen gerektirici nedenler karşısında usulün 440. Maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uygun olmayan davalı … A.Ş nin karar düzeltme isteminin reddine.
2-Davalı …’nin temyiz itirazlarının incelenmesinde; dava, satış esnasında sunulan projede ve tanıtımlarda belirtilen ancak bunlara uygun olarak yapılmayan veya eksik yapılan işler nedeni ile davacının satın aldığı dairede oluşan değer kaybının ödetilmesi istemine ilişkindir.
Davacı, satıcı …’ye vekaleten … İnşaat ve ticaret A.Ş’den “ … …” adlı projeden daire satın aldığı, satın aldığı bağımsız bölümün davacıya tapuda devir edilerek fiilen de teslim edilmiştir. Davacı satın aldığı bu taşınmazla ilgili ayıp ihbarını davalılara bildirmemiştir. Davacı, 518 nolu ada üzerine inşa edilen spor kompleksinin tapusunun bağımsız bölüm maliklerine verilmeyip, … üzerinde bırakıldığını ve spor kompleksinin sadece site sakinlerinin kullanımına sunulması gerekirken , kamuya da açıldığını ileri sürerek, bu ayıp nedeniyle satın aldığı taşınmazda meydana gelen ekonomik eksikliğin tazminini istemiştir. Davacının davasında tanımladığı bu durumun ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2.11.2011 gün ve 2011/13-453 esas 2011/651 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere ) açık ayıp olduğu, davalıların bu ayıbı gizlemek için de her hangi bir hileye başvurmadıkları, davacının bu ayıplardan bağımsız bölümü satın aldığı tarihte kolayca bilgi sahibi olabileceği kuşkusuzdur. Ayrıca davacının 4077 sayılı kanunun 4.maddesi gereğince malın teslimi tarihinden itibaren 30 gün içinde davalılara ayıp ihbarında bulunmadığı tartışma konusu değildir. Öyle ise mahkemece ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Mahkeme kararının açıklanan bu nedenle bozulması gerekirken, zühulen değişik gerekçelerle bozulmuş olduğu bu defa yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davalının karar düzeltme istemi kabul edilmeli, dairemizin bozma kararı kaldırılarak az yukarıda açıklanan gerekçelerle mahkeme karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenle … AŞ’nin karar düzeltme isteğinin reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalı …’nin karar düzeltme isteminin kabulüne, dairemizin 27.1.2011 günlü 2010/5306 esas 2011/983 karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına hükmün değişik gerekçe ile davalılar yararına BOZULMASINA, 38,20 TL peşin alınan temyiz harcının davalı …’ye iadesine, 5,70 TL kalan harcın davalı …’tan alınmasına, 25.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.