YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7682
KARAR NO : 2011/16956
KARAR TARİHİ : 21.11.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; Davalı … Bankasından emekli maaşı aldığını, 04.02.2009 tarihinde bankaya ait ATM cihazından maaşını çekmek için kartını cihaza soktuğunda ATM ekranında kartın manyetik alanı bozuk yazısının çıktığı ve akabinde ATM’nin normal konuma döndüğünü, kartı geri alabilmek için şifre girilerek iptal tuşuna bastığını, cihazın o anda arızalı konuma geçerek 444’lü telefonun aranması gerektiğini ikaz ettiğini, bilahare bu telefonu arayarak görevli kişiye durumu anlatarak kartın iptal edilmesi talebini ilettiğini, aynı gün davalı bankanın Üçkapılar şubesinde hesap cüzdanı ile maaşını çekmek istediğini, görevli memurun maaşın hesapta gözükmediğini bildirdiğini, aynı gün davalı bankanın merkez şubesince maaşının çalındığının belirtildiğini, durumu yazılı olarak bankaya bildirdiğini, ayrıca C.Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, ancak sonuç alamadığını, davalı bankanın ATM cihazlarında yeterli güvenlik önlemlerini almadığını, kamera sisteminin bulunmadığını belirterek 04.02.2009 tarihinde alması gereken 2.420,00 TL emekli maaşının davalı bankadan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, banka kartından para çekilmesi için mutlaka şifrenin girilmesi gerektiğini, davacının kendi kusuru ile şifresini deşifre etmesinden sorumlu tutulamayacağını, davacının yaşadığı dolandırıcılık olayının atm’nin kart okuyucu girişine muhtemelen yabancı madde sıkıştırılması suretiyle kartın atm den geri alınmasının önlenmesi, bu sayede kartın ele geçirilmesi ve şifrenin kart sahibinden bir
2011/7682-16956
şekilde öğrenilmesi yoluyla gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, davacının kartı teslim alırken imzaladığı taahhütnamede kartın ve şifrenin başkası tarafından kullanılması halinde sorumluluğunun kendisine ait olacağını taahhüt ettiğini, davacının kendi ağır kusurundan dolayı bankanın sorumlu olmasının yasal olarak mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, Davacının davasının kabulü ile 2.420,0 TL’nin davalı banka tarafından davacı tüketiciye ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacının, davalı bankadan aldığı maaş kartını ATM cihazında kullanırken kartın alıkonulduğunu, ancak daha sonra kartının kötüniyetli kişi veya kişiler tarafından elde edilerek kullanıldığını, olayda davalı bankanın kusurlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açtığı, Davalı Bankanın ise, davacının kendi ağır kusurundan dolayı bankanın sorumlu olmasının yasal olarak mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini dilediği anlaşılmaktadır.
Şu hale göre, ATM cihazlarındaki mekanizmayı kötüniyetli üçüncü kişilerin kolayca Müdahalelerine imkan tanıyacak şekilde bırakan ve bu konuda yeterli denetim tedbirlerini almayan davalı bankanın olayda asli kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Ne var ki, kart sahibi olan davacı da, gerek davalı banka ile imzaladığı taahhütname ve gerekse, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 12. maddesi hükmü gereğince, kendisine tevdi edilen kartı ve bilgilerini özenle ve güvenli bir şekilde korumak zorundadır. Kartı ATM cihazı tarafından alıkonulan davacının kartın kötüniyetli kişilerin eline geçmesine sebebiyet verdiğine göre, olayda davacının da müterafik kusurlu olduğunun kabulü zorunludur. Öyle olunca mahkemece, tarafların olaydaki kusur ve sorunluluklarının yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte yazılı nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 21.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.