Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/7721 E. 2011/17777 K. 30.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7721
KARAR NO : 2011/17777
KARAR TARİHİ : 30.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, … parselde kayıtlı 1 ve 2 nolu bağımsız bölümlerin maliki olduğunu, bu gayrimenkullerin satılması için davalı ile anlaştığını ve vekaletname verdiğini ,davalının her iki taşınmazı da satmasına karşın bir adet taşınmaz bedelini iade ettiği halde diğerinin satış bedelini iade etmediğini, başlatılan icra takibine de haksız itiraz ettiğini öne sürerek itirazın iptaline ve % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı,iki adat taşınmaz bedelini ödediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava,davacıya ait iki adet taşınmazın davacının davalıya verdiği iki adet vekalet ile davalı tarafından dava dışı üçüncü şahıslara satılmasından kaynaklanmakta olup,davacı bir adet taşınmazın bedelinin kendisine ödenmediğini ileri sürerek başlattığı icra takibine vaki itirazın istemiyle bu davayı açmıştır.Davalı ise her iki taşınmaz bedelini ödediğini savunmuştur.Mahkemece davanın ikinci taşınmazın satış bedelinin tahsiline yönelik olduğu ve B.K.nun 390.vd. maddeleri uyarınca vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı açılmış bir dava olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekirse davacının iddiası vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasını da 2011/7721-17777
içermektedir. Bu anlamda, taraflar arasındaki hukuki ilişki vekalet akdinden kaynaklanmaktadır. Dava, hukuki niteliği bakımından Borçlar Kanununun 392. maddesine dayanan vekilin hesap verme yükümlülüğüne ilişkin olup, Borçlar Kanununun 392. maddesi hükmünce, vekil yaptığı … sırasında vekil edeninin üzerine geçen bütün haklarını ödemeye, vekil edeninin adına veya yararına yaptığı tüm işlerden dolayı hesap verme zorunluluğundadır. Hesap verme borcu hukuksal nitelikçe bir yapma borcudur.
Somut olayda davalı vekil, vekalete dayalı olarak satılan taşınmazların her ikisinin satış bedelini davacı müvekkiline ödediğini ispatlayamamıştır. Mahkemece, mahallinde yapılan keşfe dayalı olarak hazırlanan bilirkişi raporuna göre taşınmazların belirlenen satış tarihindeki rayiç bedeli üzerinden ve davalının ödediği bedel düşülmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 30.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.