Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/8015 E. 2011/12020 K. 08.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8015
KARAR NO : 2011/12020
KARAR TARİHİ : 08.09.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı ile 10.5.2007 tarihli konut satışına ilişkin sözleşme imzaladıklarını, satışa konu konutun 16 ayda tesliminin kararlaştırıldığını, sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ancak davalının konutu teslim etmediğini, bunun üzerine 23.11.2009 tarihinde sözleşmeyi fesh ederek ödediği meblağın iade edildiğini belirterek 2.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini istemiş, davasının ıslah ile tazminat talebini 3899,00 TL’ye arttırmıştır.
Davalı, konutun teslim tarihi için tarafların kararlaştırması olmadığını sözleşme tarihinin konutun teslimi için öngörülen başlangıç tarihi olarak kabul edilemeyeceğini, davacının sözleşmeden dönmesi nedeniyle tazminat isteyemeyeceğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırılarak sözleşmede konutun 16 aylık süre sonunda tesliminin öngörüldüğü buna göre 11.9.2008 tarihinde teslimin yapılması gerektiği, davalının bu tarih itibariyle konutu davacıya teslim etmediği, BK. 106/2-107/3 maddeleri gereği davacının tazminat isteyebileceği, bu bağlamda kira kaybı talep edebileceği, kira kaybı konusunda alınan bilirkişi raporu geçersiz olduğu konusunda davanın ıslah edilmiş olması da gözetilerek 3.899,00 TL kira kaybı tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasında 10.5.2007 tarihli konut satış sözleşmesi yapıldığı, konutun 16 ay içinde teslim 2011/8015-12020
edileceğinin kararlaştırıldığı, davalının sözleşme tarihinden itibaren 16 ay içinde konutun teslim edilmediği, bunun üzerine davacının dava açılmadan önce 23.11.2009 tarihinde sözleşmeyi fesh edip ödediği bedelin istirdadını istediği, dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi bu hususlar mahkemenin de kabulündedir. Mahkemece konutun sözleşmede öngörülen sürede teslim edilmemesi nedeniyle teslim için öngörülen tarih ile sözleşmenin fesh edildiği tarih arası geçen dönem için kira tazminatına hükmedilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere 10.5.2007 tarihli sözleşmenin davacı tarafça fesh edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Akti fesh eden taraf BK. 106-108 maddeleri gereği menfi zararını talep edebilir. Menfi zarar; yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeniyle uğranılan zarardır. Bu bağlamda, sözleşme yapılması için yapılan giderler (harç, noter masrafı vs.), sözleşmenin yerine getirilmesi için yapılan masraflar, sözleşmenin geçerliliğine inanılarak başka bir sözleşme fırsatının kaçınılması gibi zararlar menfi zararlar kapsamına girer. Mahkemece, hükmedilen konutun zamanında teslim edilmemesi nedeniyle uğranılan kira kaybı tazminatı müspet zarar olup, sözleşmenin ayakta tutulduğu durumlarda hükmedilebilir. Sözleşme davacı tarafça fesh edildiğine göre, mahkemece, müspet zarar olan kira kaybına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, kararın davacı tarafça temyiz edilmediği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekir.
2-Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davalı lehine BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan 18,40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 8.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.