YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8340
KARAR NO : 2011/11046
KARAR TARİHİ : 05.07.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı …’den satın almış olduğu (…) ve (…) parsel sayılı arsaların, yabancı uyruklu olması nedeniyle kendi adına tapuda kayıt yapılamayacağından, önce ortağı olduğu şirket adına tapuda tescil edildiğini, daha sonra da tapuda davalı adına devredildiğini, davalı ile aralarındaki inançlı işlemin, 22.3.2002 tarihli protokolle yazılı belgeye bağlandığını, ne var ki davalının aralarındaki anlaşmaya aykırı davranarak (…) no’lu parseli 75.000,00 TL bedelle satış suretiyle diğer davalıya tapuda devrettiğini ileri sürerek, davalılardan … adına olan tapunun iptali ile taşınmazın kendi adına tesciline, kabul edilmemesi halinde ise, satış bedeli olan 75.000,00 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan …, iyiniyetle taşınmazı satın aldığını savunarak, kendisi hakkındaki davanın reddini dilemiş, diğer davalı ise davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalılardan … hakkında açılan davanın reddine, diğer davalı hakkında açılan davanın ise, 22.3.2002 tarihli protokol gereğince kabulüne, 75.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, aslında kendisine ait olduğu halde, yabancıların mülk edinememesi nedeniyle tapu kaydı davalı … adına yapılan taşınmazın, adı geçen tarafından akde aykırı olarak üçüncü kişiye satılması nedeniyle tapunun iptali ile adına tescilini, olmadığı takdirde ise tahsil edilen satış bedelinin ödetilmesini talep etmiş olup, mahkemece, imzası davalı tarafça da inkar edilmeyen taraflar arasındaki 22.3.2002 tarihli sözleşme gereğince davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki davalı temyiz dilekçesinde, davacının aynı sözleşme kapsamında kendisinden almış olduğu senet nedeniyle de ayrıca … İcra Müdürlüğünün 2004/996 esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatarak tahsilat yaptığını, yapılan bu tahsilatların dava konusu alacaktan mahsup edilmediğini bildirmiş olup, yargılama sırasında bizzat davacı tanığı olarak dinlenen … da, “davacının kendisini güvence altına almak amacıyla davalı …’den 120.000,00 Euro bedelli senet aldığını” belirtmiş olduğundan, borcu söndüren ödeme def’i davanın her aşamasında ileri sürülebileceğinden, dava konusu alacak nedeniyle davacının herhangi bir ödeme yapıp yapmadığının araştırılması zorunludur. O halde, mahkemece dava konusu sözleşme nedeniyle davacı tarafından davalıdan herhangi bir teminat senedi alınıp alınmadığı ve bu senede ve dolayısıyla dava konusu alacağa mahsuben ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılıp, değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : 1. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 1.012.50 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 5.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.