Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/8535 E. 2011/10608 K. 01.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8535
KARAR NO : 2011/10608
KARAR TARİHİ : 01.07.2011

… vekili avukat … ile 1-… vekili avukat …, 2-… aralarındaki dava hakkında … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 31.5.2010 tarih ve 09/246-10/267 sayılı hükmün Dairenin 14.3.2011 tarih ve 10/13347-11/3868 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, müvekkilinin davalıdan alacağı olan takibe konu ve her bir 4.000 DM bedelli ve 20.1.2000, 20.4.2000, 20.7.2000, 20.10.2000, 20.1.2001, 20.4.2001 vedeli bonoları tahsili için icra takibi başlattığını, ancak borçlunun bu takibe itiraz ettiğini belirterek, borçlunun haksız itirazının iptali ile takibin devamı ve %40 oranında icra inkar tazminatı verilmesini istemiştir.
Davalı, takibe konu senetlerdeki alacağın TTK. 661. maddesine göre vadeden itibaren 3 yıllık zamanaşımı süresinde yasal işlem yapılmadığından zamanaşımına uğradığını bu nedenle açılan davanın reddi ile %40 oranından aşağı olmamak üzere tazminat verilmesini istemiştir.
Mahkemece, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; bu kararın davacı tarafça temyizi üzerine Dairemizin 2008/4038 esas 2008/10893 karar sayılı ilamıyla olayda satım hukuki ilişkisi nedeniyle BK. 125.maddesinde yazılı 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu, o haliyle takibin dayanağı bonoların yazılı delil başlangıcı olduğu gözetilerek davacıdan tanık dahil tüm delilleri, varsa davalının karşı delilleri istenerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiş, mahkemece yapılan yargılamada davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu kararın Dairemizce onanması üzerine davalı vekili süresinde karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre HUMK.nun 440.maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uygun olmayan davalının sair karar düzeltme taleplerinin reddi gerekir.
2-Kural olarak yargılama aşamasında ileri sürülmeyen itiraz ve def’ilerin Yargıtay aşamasında ileri sürülmesi mümkün değildir. İtiraz ve def’inin Yargıtay aşamasında ileri sürülmesi halinde değerlendirilemez. Ancak talep edilen alacağın ödendiğine ilişkin savunma yargılamanın her aşamasında değerlendirilir. Yargıtay uygulaması da bu yöndedir. Davalı, temyiz dilekçesi ve karar düzeltme dilekçesinde davaya konu senetlerin ödendiğini savunarak buna ilişkin banka dekontları olduğu belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece davalıdan dekontlarla ilgili açıklayıcı bilgi alınıp ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması gerekirken, zuhulen onandığı anlaşıldığından karar düzeltme talebinin kabulü ile hükmün bozulması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının karar düzeltme itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle dairemizin 2010/13347 esas ve 2011/3868 karar nolu ve 14.3.2011 tarihli onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 38.20 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, 1.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.