YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8886
KARAR NO : 2012/16806
KARAR TARİHİ : 27.06.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının açtığı temizlik işi ihalesini aldığını, taraflar arasında sözleşme yapılmasından sonraki dönemde SSK taban matrah farkının bağımsız olarak arttığını, bu nedenle asgari ücretin üzerinde bir tutardan SSK primi yatırmak zorunda kaldığını, zararının oluştuğunu beyanla 76.500,00 TL’ nin yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın hem husumet hemde esastan reddini dilemiştir.
Mahkemece, … Numune ve Araştırma Hastanesi Döner Sermaye Saymanlığı yönünden açılan davanın husumetten reddine, davalı … aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 76.154,48 TL ‘nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak değişik oranlarda yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Uyuşmazlık konusu, SSK taban matrah farkından doğmaktadır. Taraflar arasında yapılan sözleşmenin 15.
2011/8886-2012/16806
maddesinde ‘ Asgari Ücret Tespit Komisyonlarınca ihalenin yapıldığı tarihte mevcut olan asgari ücretin arttırılması halinde eski ve yeni asgari ücretler arasındaki fark, ayrıca bu farktan doğan ve işverence karşılanması gereken sosyal sigortalar primleri ve tasarrufu teşvik kesintisinde meydana gelecek artış farkları ödenecektir.’ hükmü yeralmıştır. Ancak somut olayda sözü edilen SSK matrahında meydana gelen artışların ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Davacı yüklenici bu hususları bilerek teklifini vermiştir. Ayrıca, taraflar arasındaki sözleşme Borçlar Kanunu hükümlerine tabi bir sözleşme olup, mevcut uygulamaya davacı uzun süre ses çıkarmamış ise bu hakkın aradan geçen uzun süreden sonra ileriye sürülmesi hukuken himaye edilemez. Mahkemece bu ilkeler çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 27.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.