YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8914
KARAR NO : 2012/6299
KARAR TARİHİ : 14.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, oğullarıyla birlikte…Zeytinyağı Ltd. Şt.nin sahibi olduğunu, eşimin vefatından sonra şirketi yürütmek için son günlerdeki ekonomik kriz nedeniyle kredi çekmek amacıyla davalının da muvafakatiyle davalıya ait taşınmaz üzerine ipotek konularak Yapı Kredi Bankası … Şubesi’nden kredi çektiğini, çekilen krediye teminat olarak davalı zarar görmesin diye 80.000,00 TL bedelli teminat senedi verdiğini, kredi borçlarını düzenli olarak ödemesine rağmen davalının kötü niyetle bedelsiz senedi icra takibine koyduğunu ileri sürerek, senedin teminat senedi olduğunun tespiti ile, davalıya borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı, senedin teminat senedi olarak verildiği iddialarının HUMK 288. md gereğince ancak senetle ispat edilebileceğini savunarak davanın davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava konusu senedin kambiyo senedi olup, davacının imza inkarı gibi bir durumun sözkonusu olmadığı, bedelin malen alındığının belirtilip, aksinin yazılı delille ispatı gerektiği, davalının, davacıya ait şirket için kredi alabilmesi için tek evini ipotek olarak verdiği ve bu taşınmaz için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, davacının kredinin ödendiğini iddia ettiği, ancak kredi borcu yeniden yapılandırma nedeniyle kapatılmış olup, bu işlemle yeniden kredi çekilmiş olup, taşınmazın 2011/8914-2012/6299
üzerindeki ipoteğin kaldırılmadığı gerekçesiyle davacının kendi imzasını taşıyan senet nedeniyle sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davaya konu 20.08.2008 keşide tarihli, 20.11.2008 vade tarihli 80.000,00 TL bedelli senedin, ipotek bedelinin teminatı olduğunu iddia ederek eldeki davayı açmıştır. Ne var ki davalı, 29.06.2009 tarihli emniyetteki ifadesinde senedin ipoteğin teminatı olduğunu ikrar etmiştir. Bu ikrar harici ikrar olup, tanık dahil yan delillerle kanıtlanabilir. Hal böyle olunca, davacının tanık dahil tüm delilleri toplanarak senedin ipoteğin teminatı olup olmadığı, ayrıca senedin talil edilip edilmediği de göz önüne alınarak ipoteğin teminatı olarak verildiği anlaşıldığı tekdirde sonucuna uygun şeklide karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18,40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 14.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.