YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9083
KARAR NO : 2012/7150
KARAR TARİHİ : 19.03.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat …ile davacı vekili avukat …’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı davalının sermaye piyasası kanununa aykırı olarak Almanya’daki Türk Vatandaşlarından kar payı ve faiz vaadi ile direkt olarak para toplamak için …AŞ ve …simli şirketleri kurup gerek kendisi gerekse kurduğu bu şirketler aracılığı ile topladığı dövizi başka şirketlerine transfer ettiğini,davalı ve şirketlerinin kamuoyunda yatırım ortaklığı projesi adı altında pek çok kişinin dövizini toplayıp hak sahiplerine ödemediğinin bilindiğini, Almanya’da çalışarak kazandığı 100.000 DM parasını iki sene içinde % 64 faiz verilerek 164.000 DM olarak verileceği vaadi ile davalının Deutsche Bank … Şubesinin 370200993 nolu hesabına 24.1.2000 tarihinde havale ettiği halde geri ödenmediğini bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 5.000 Euronun banka mevduat faiz oranı ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı, yargıtay bozma kararından sonra 10.01.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 51.129,19 Euro yükseltmiştir.
Davalı, davacının Demirkaya GmbH’nin sessiz ortaklık projesi kapsamında Alman yasalarına göre ortak olduğunu, bu şirketinde Türkiye’deki …AŞ. ile ortaklık 2011/9083-2012/7150
kurduğunu, tüm bunların sermaye piyasası kanununa uygun olduğunu, kendisinin şahsen para almadığını, davanın davacının ortak olduğu şirketlere karşı açılması gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece ıslah edilen 51.129.19 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece davanın reddine dair verilen ilk kararın davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine Dairemizce 18.02.2010 tarihinde hükmün bozulmasından sonra yapılan yargılama sırasında, davacı 10.01.2011 tarihli dilekçesi ile dava miktarını ve talebini ıslah suretiyle 46.129,19 Euro artırmıştır ve mahkemece ıslah edilen miktar esas alınarak davacının talebinin kabulüne karar verilmiştir. Oysa, HUMK’nun 83 maddesi ve 4.2.1948 tarih, 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Bu nedenle ıslah edilen miktar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, tahsile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 1.544 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 19.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.