YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9192
KARAR NO : 2012/8350
KARAR TARİHİ : 27.03.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
İHBAR OLUNAN : … Tıbbi Ür. Ve … Tic. Ltd. Şti.
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat… ile davacı vekili avukat ……nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı asıl davada, davalı kurumun10 adet hemodiyaliz makinası alımı için açtığı ihaleyi kazanarak 1.5.2007 tarihinde sözleşme imzaladıklarını,sözleşme konusu malları 31.5.2007 tarihinde davalıya teslim ettiğini, kesin teminatın iade edilmesine rağmen teslim edilen malların bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek,176.580 TL mal bedeli ile 5.000TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, teslim edilen makinaların sözleşmeye uygun olmadığını, her nasılsa yanlış algılama sonucu kesin teminat mektubunun iade edildiğini savunarak davanın reddini dilemiş, birleşen karşı davasında ise,kesin teminat mektubu bedeli olan 9.810TL’nin davalı-karşı davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davalı idarenin arakararı uyarınca kabul ve muayene işlemlerinin yapılması yönünden usulüne uygun işlem başlatmadığı, davalı idare tarafından dava dosyasında ve sözleşmede belirtilen adres dışında tebligat yapılamayan üçüncü bir adrese tebligat çıkarılmasının yerinde olmadığı, davalı idare tarafından ihtarlı kesin sürenin gereğinin yerine getirilmediği, böylece davalı idarenin sözleşmeye ve davaya konu hemodiyaliz cihazlarında herhangi bir kusur 2011/9192-2012/8350
bulunmadığını kabul etmiş sayılacağı,davacı şirketin şahsiyet haklarına saldırı ve ticari itibarının zedelenmesi şeklinde davalı idare tarafından yapılmış hukuka aykırı herhangi bir eylem bulunmadığı gerekçesiyle asıl davada, davacının davalı kurum aleyhine açtığı alacak davasının kabulü ile 176.850TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline,manevi tazminat davasının reddine, birleşen karşı davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı-karşı davalı asıl davada, davalı kurum ile yaptığı sözleşme uyarınca davalıya 10 adet hemodiyaliz makinası satıp teslim ettiğini, ancak davalı tarafça makinaların bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek, ödenmeyen mal bedellerinin tahsilini istemiştir. Davalı-karşı davacı, teslim edilen makinaların sözleşmeye uygun olmadığını savunarak asıl davanın reddini dilemiş ve birleşen karşı davasında ise, davacı-karşı davalıya yanlış algılama sonucu iade edilen kesin teminat bedelinin tahsilini istemiştir. Mahkemece davalı idarenin ara karar uyarınca usulüne uygun işlem başlatmadığı, ihtarlı kesin sürenin gereğinin yerine getirilmediği, böylece davalı idarenin sözleşmeye ve davaya konu hemodiyaliz cihazlarında herhangi bir kusur bulunmadığını kabul etmiş sayılacağı gerekçesiyle asıl davanın ödenmeyen makine bedelleri yönünden kabulüne, birleşen karşı davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında 1.5.2007 tarihinde 10 adet hemodiyaliz makinası alımı hususunda sözleşme yapıldığı,sözleşme konusu makinaların 31.5.2007 tarihinde davalı-karşı davacı idareye teslim edildiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, teslimi yapılan makinaların sözleşmeye uygun olup olmadığı noktasında olup yargıya intikal ettirilmekle bu hususta muaraza çıkmıştır. Muarazanın mahkemece halli gerekir. Öyle olunca mahkemece sözleşme ve dava konusu olan hemodiyaliz makinaları üzerinde keşfen bilirkişi incelemesi yaptırılarak makinaların sözleşme ve şartnameye uygun olup olmadıkları belirlenip oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 26.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.