Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/9273 E. 2011/11287 K. 11.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9273
KARAR NO : 2011/11287
KARAR TARİHİ : 11.07.2011

1-… 2-… vekili avukat … ile … vekili avcukat … aralarındaki dava hakkında … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 14.04.2010 tarih ve 121-166 sayılı hükmün Dairenin 22.3.2011 tarih ve 9318-4243 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacılar, davalı tarafından aleyhlerine icra takibi yapıldığını ve takibin kesinleştiğini, takip dayanağının araç mukabili verilen borç para olarak gösterilmesine rağmen davalıdan hiçbir şekilde borç para almadıklarını, takibin kötüniyetli olarak yapıldığını ileri sürerek takip nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti ile davalı aleyhine %40’dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesi istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ve davalı aleyhine %40 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Karar Dairemizin 22.02.2011 tarih ve 2010/9318 Esas ve 2011/4243 Karar sayılı ilamı ile onanmış; davalı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalının sair karar düzeltme talebinin reddi gerekir.
2-İİK. 72. maddesi uyarınca açılmış olan menfi tespit davasında, dava açılmasına neden olan icra takibinin haksız ve kötüniyetli olması gerekir. Davalının yaptığı icra takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu ispat edilmemiştir. Alacaklının alacağın varlığını kanıtlayamaması takibin haksız ve kötüniyetli olduğunu göstermez. Mahkemece davacı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilmesi yanlış olup, bozmayı gerektirir. Kararın bu nedenle bozulması gerekirken zuhulen onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin onama kararının kaldırılmasına ve mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. Ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenle davalının sair karar düzeltme talebinin reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin 22.02.2011
Tarih ve 2010/9318 Esas ve 2011/4243 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına ve hüküm fıkrasının 3.bendindeki (9.200,00-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine) cümlesinin çıkartılmasına, yerine aynen (yasal koşulları oluşmadığından, davacıların kütü niyet tazminatı talebinin reddine) cümlesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 11.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.