Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/9395 E. 2012/7103 K. 19.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9395
KARAR NO : 2012/7103
KARAR TARİHİ : 19.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vekili avukat … Kökten ve avukat İsmail Demirdüzen geldi, davacılar adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacılar, davalı ile murislerine ait 530 nolu parsel ile davalı …’e ait bitişik 531 nolu parselin üzerine ortak olarak bina yapılması konusunda anlaşmaya vardıklarını 531 nolu parseldeki zemin katının murislerince, ikinci katının da davalı tarafından yaptırıldığını, ancak davalının bu taşınmazı muvazaalı olarak diğer davalı …’e borçlanarak sattığını, taşınmazdan murisin icra yoluyla tahliye edildiğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline, mümkün olmazsa binanın zemin katının değerinin tesbit edilerek, fazla hakları saklı kalarak 20.000 YTL.nin dava tarihinden yasal faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece,davacıların tapu iptal ve tescil taleplerinin reddine, 30.000 YTL.nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece bozma öncesi ilk kararda davalı … Akdağ hakkındaki davanın reddedildiği, temyiz üzerine dairemizce sair temyiz itirazları reddedilerek bu davalı hakkındaki kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Mahkemece bu husus dikkate alınmadan davalı … Akdağ’ın müşterek ve müteselsil sorumlu tutularak yeniden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

2011/9395 2012/7103
2-Mahkemece ilk kararda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, dosyanın temyizi üzerine Dairemizce “Davacıların murisi ile davalı …’e ait bitişik parsellerin birlikte kullanılarak davalı parseli 531 nolu parsele iki katlı bina yapıldığı zemin katın davacı üst katın ise davalıya ait olduğunun taraflarca kararlaştırıldığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı gibi bu husus mahkemenin de kabulündedir. Uyuşmazlık davacının zemin kat bina nedeni ile talep edebileceği tazminatın kapsamına ilişkin bulunmaktadır. Davacılar, davalı taşınmazı sınırları içinde kalan zemin kat binanın, taşınmazın değerine olan katkısı oranındaki davalının sebepsiz zenginleşme miktarı üzerinden tazminat talep edebilecektir. Bunun için mahkemece konusunda uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla davacı tarafça yapıldığı kabul edilen zemin kat binanın yapılmış olması ile yapılmamış olması halleri için ayrı ayrı olmak üzere taşınmazların dava tarihindeki rayiç değerleri Yargıtay ve taraf denetimine elverişli bir raporla saptanmalı, bu şekilde yapılan faydalı giderlerin taşınmazların rayiç değerlerine yansıma miktarları belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Binanın yapılmış olması haliyle, yapılmamış olması halinde, belirlenen değerler arasında bir fark olmadığının anlaşılması durumunda, bunların satış bedeline etkisinin olmadığı, dolayısıyla davalının bu giderlerin yapılması nedeniyle bir sebepsiz zenginleşmesinin bulunmadığı gözetilerek bu yöne ilişkin talep reddedilmelidir. Mahkemece bu yolda bir inceleme yapılmadan binanın yapım tarihindeki değerini belirleyen bilirkişi raporuna göre karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.” gerekçesi ile kararın bozulduğu, Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde bozma gereği yapılmayarak taşınmazın rayiç bedeli tespit edilerek yeni hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemenin bozma gereğini yerine getirdiğinden bahsedilemez. Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre yukarıda belirtilen bozma gerekçesine uygun bilirkişi raporu alınarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1 ve 2. .bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın BOZULMASINA,900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 19.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.