YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9575
KARAR NO : 2012/320
KARAR TARİHİ : 17.01.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, müşterek murisleri …’ın 24.08.1998 tarihinde davalı şirkete ait özel hastanede sezeryan ameliyatı ile doğum yaparken beyin fonksiyonlarının durup komaya girdiğini, anestezi uzmanı olan davalı doktorun kusurlu davranışı nedeniyle komadan çıkamayıp 04.09.1998 tarihinde vefat ettiğini, bu nedenle maddi ve manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek, toplam 100.000.000.000 TL maddi ve manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, doktor hatası olmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, “davanın kısmen kabulüne; her bir davacı için 5.000,00 YTL maddi, davacı … için 15.000 00 YTL, davacı … için de 7.500.00 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline” ilişkin olarak verilen ilk hüküm, tarafların temyizi üzerine Dairemizce, “davalıların, ceza dosyasında alınan raporlara vaki itirazları üzerinde durularak üniversiteden konusunda uzman, anestezi ve kadın doğum hastalıkları uzmanlarının da bulunduğu üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınarak, olayda davalıların kusurlu olup olmadıkları belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle” bozulmuş, tarafların diğer temyiz itirazları ise incelenmemiş olup, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı doktor … ’ün olayda 2/8 oranında kusurlu olduğu sonucuna varılarak ve davacılara ödenecek olan tazminat miktarları da bu kusur oranına göre belirlenmek suretiyle, davacılardan … için 5.000 TL maddi, 7.500 TL manevi, davacılardan … … için de, 2.660 TL maddi, 15.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm, bu kez de taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
1-Taraflar arasındaki ilişki vekalet sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, dava, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırılık olgusuna dayanmaktadır. Vekil, … görürken sonucun elde edilmemesinden değil, bu sonuca ulaşmak için yaptığı uğraşların özenle görülmemesinden sorumludur. Vekilin sorumluluğu genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır. Vekil işçi gibi özenle davranmak zorunda olup, hafif kusurundan bile sorumludur. Bu nedenle doktorun meslek alanı içindeki hafif dahi olsa bütün kusurları, sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir. Dava konusu olayda davalı doktor …’ün, davacıların murisinin, yapılan sezeryan ameliyatında uygulanan anesteziye bağlı olarak vefat etmesi nedeniyle kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla olayda davalı doktorun kusur oranına bağlı kalınmadan karar verilmesi gerekir. Bir başka deyişle saptanacak tazminat miktarından kusur oranı nedeniyle indirim yapılması olanaksızdır. O halde mahkemece açıklanan bu husus gözardı ederek, davacılara ödenmesi gereken tazminat miktarından kusur oranına göre indirim yapılmış olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent gereğince temyiz edilen kararın temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan 490,25 TL. temyiz harcının istek halinde davacı …’a iadesine, 1.284,75’şer TL kalan harcın davalılardan alınmasına, 17.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.