YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9924
KARAR NO : 2011/18194
KARAR TARİHİ : 06.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, dava miktar itibariyle duruşmaya tabi olmadığından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı …; 01.12.2002 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi ile davalının eşine ait olan evi davalıdan kiraladığını, davalının, kira bedellerinin ödemediği gerekçesiyle 20.04.2006 tarihinde … 6. İcra Müdürlüğünün 2006/2810 Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi yapıldığını, bu icra takibinden sonra Ekim ve Kasım 2005 ayları için beher ay 750, 00 TL Aralık 2005, Ocak . Şubat, Mart ve Nisan 2006 ayları için beher ay 900, 00-TL olmak üzere toplam 6.000, 00-TL asıl alacak üzerinden toplam 6.423, 00-TL alacak için ödeme emri gönderildiğini, davalı takip alacaklısına karşı kira borcunu ödemeyememekten dolayı duyulan üzüntü nedeniyle yasal faiz yerine talep edilen %25 fahiş faiz oranına da itiraz etmediğini, davalı alacaklı tarafından 21.06.2006 tarihinde davacı davacının evinde haciz uygulandığını, bu sırada eve gelen ve nişanlı olan diğer davacı …’ın borca kefil olduğunu, 27.06.2006 tarihli 7.780, 00-TL borç miktarı yazılı icra emrinin …’a gönderildiğini, davalı takip alacaklısına takibe konu borcu ödedikleri için hiç bir borçlarının kalmadığın, davalıya olan borcunu ödediği ve artık sorun kalmadığını düşündüğü sırada … 6.İcra Müdürlüğünün 2006/2810 Esas sayılı takip dosyasında borca icra kefili olan davacı …’ın maaşının %25 nin haczine karar verildiğini, 26.01.2007 tarihinde davalı takip alacaklısına toplam 11.250, 00-TL ödeme yaptığını, bu nedenlerle borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini dilemişlerdir.
Davalı; tahliye işleminin Ocak 2007 tarihinde değil Nisan 2007 tarihinde gerçekleştiğini, davacı …’in kiracılık süresi içinde ödemelerde sürekli sorun yaşadığını, Mayıs-Eylül 2005 arası kira bedellerinin de … 6.icra müdürlüğünün 2005/4527 esas sayılı dosyasında icra kanalı ile tahsil edildiğini, 01/10/2005-01/04/2006 tarihleri arasındaki kira bedelleri için de … 6.icra müdürlüğünün 2006/2810 esas sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını, bu dosyadan yapılan haciz sırasında davacı
2011/9924-18194
…’ın borca kefil olduğunu, her iki davacıyla borcun ödenmesi için görüşülmesine rağmen borç ödenmeyince davacı …’in maaşına haciz konulduğunu, davacı …’ın kiracılık sıfatının 30/04/2007 tarihine kadar devam ettiğini, davacının müvekkiline olan borcu sadece takip konusu borçmuş gibi göstermeye çalıştığını, takibe konulan aydan sonra davacı …’ın 12 ay daha kiracı olduğunu, 1500 TL aidat borcunu ödemediğini, bu aidat borcu nedeniyle apartman yönetiminin hakkında icra takibi yaptığını, … tarafından ödenen paraların takip tarihinden sonra ki dönemden tahliyeye kadar olan dönem aylık kira paraları ile aidatlar için ödendiğini, ödenen bu paraların her ay muaccel olan kira bedeli için alındığını, banka kayıtlarında da davacının bu paraları başka bir borç için ödediğine dair bir kayıt olmadığını, davacıların takip tarihinden sonraki döneme ilişkin kira bedellerini ayrıca ödediklerini iddia etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki kiracılık ilişkisinin sona ermesinde bir anlaşıma mevcut değil ise de bu ilişkinin Ocak 2007 yılına kadar devam ettiği tartışmasızdır. Bu durumda davacının 9 aylık kira borcu bulunmaktadır. Dolayısıyla icra dosyasına ödeme yapıldığına ilişkin açıklama yapılmış olan ödemeler için icra dosyasına mahsuben, açıklama olmayan ödemelerinde takip tarihinden sonra doğan kira borçlarına mahsuben ödenmiş olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu durumda kiracı tarafından icra dosyasına yapılan ödeme 1750, 00-TL dir. Icra dosyasına yapılan toplam miktarda 3594, 00-TL dir, Dava tarihi itibarıyla takip dosyasına kalan borç miktarı, bu ödemeler düşüldükten sonra 6573,62-TL.dır gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar Ekim 2005-Nisan 2006 tarihleri arasındaki kira borcundan dolayı icra takibi yapıldığını, takibin kesinleştiğini, kendilerinden haksız fazla para alındığını ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır. Davalı ise, kiracılığın devam ettiğini, bu sebeple bir kısım ödemelerin yeni dönem kira borçlarına ilişkin olduğunu savunmuştur. Ancak hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, davacıların yeni dönem kira borçları olup olmadığı, varsa ne kadar olduğu yeterince açıklığa kavuşturulmamıştır. Bu durumda mahkemece bu konuda tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda bilirkişiden tarafların iddia ve itirazlarını karşılayan ve Yargıtay denetimine elverişli ek rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 6.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.