YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10000
KARAR NO : 2012/17329
KARAR TARİHİ : 04.07.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun uyarınca zararların karşılaması için davalı idareye başvurduğunu, başvuru neticesinde 13.890,66 Tl ödenmesine karar verildiğini ancak davalı idarenin süresinde ödeme yapmadığı için hakkında icra takibi yaptıklarım, davalımn haksız itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, yargılama sırasında davacının maddi zararının ödendiğini, faiz talebinde haklı olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, takibe konu edilen ana paranın dava açıldıktan sonra davacıya ödenmiş olduğundan asıl alacak ile ilgili itirazın iptali talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalının faize yönelik itirazının iptali ile takip tarihinden ödeme tarihine kadar hesaplanan 511,07 TL lik faiz alacağı yönünden icra takibinin devamına, asıl alacağın % 40’ı olan 5556,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, 5233 sayılı kanundan doğan zararların karşılanması için eldeki davayı açmış, davalı hakkında yaptığı ilamsız takip sonucunda davalı itirazda bulunmuş, mahkemece sulhnamenin onaylandığı tarihinden itibaren 3 ay içinde belirlenen zararın karşılanması gerektiği, davalı idarenin 3 aylık sürenin sonunda 03.07.2010 tarihinde temerrüte düştüğü, bu tarihten itibaren asıl alacağa faiz
işleyeceğini gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. 5233 sayılı kanunun 13.maddesinde sulhnamede belirlenen zararlar, sulhnamenin imzalanmasından sonra valinin onayı üzerine ifa tarzına göre Bakanlık bütçesine bu amaçla konulan ödenekten üç ay içerisinde karşılanacağı düzenlenmiştir. 5233 sayılı kanunun 13. maddesinde belirtilen bu süre düzenleyici bir süre olup alacağı muaccel hale getirir. Ancak davalının temerrüte düşmesi için BK 101. maddesi gereğince ayrıca temerrüt ihtarı gerekir. Davacı Borçlar Kanunu 101. maddeye göre davalıyı temerrüde düşürmememiştir. Buna göre BK.nun 101. maddesi hükmüne göre muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Davacı bu madde hükmüne göre davalıyı temerrüde düşürmediğinden icra takibinde işlemiş faiz talebi yerinde değildir. O halde takibe konu asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerekirken, yazılı şekilde işlemiş faiz alacağı ile birlikte takibin devamına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 04.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.