Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/1015 E. 2012/6121 K. 13.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1015
KARAR NO : 2012/6121
KARAR TARİHİ : 13.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacılar, davalılardan … tarafından,…Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/758 E. sayılı dosyası üzerinden, 22.4.1986 tarihli düzenleme şeklindeki taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayanarak kendileri aleyhine tapu iptal ve tescil davası açıldığını, oysa ki murislerine vekaleten davalı … ile davalı … arasında yapılmış olan satış işleminin gerçek olmayıp, muvazaalı olduğunu, herhangi bir para alışverişinin de söz konusu olmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 22.4.1986 tarihli düzenleme şeklindeki taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin iptaline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, sözleşmenin muvazaalı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, sözleşmenin iptaline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı veya yokluğu gerekli olan hallere dava şartları denilmektedir. Bu şartlar, dava açılabilmesi için değil, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için gerekli olan şartlardır. Hakim tarafından yargılamanın her aşamasında ve resen gözetilmesi gereken bir husus olduğundan, dava şartlarından birinin bulunmadığı tespit edildiği takdirde esas hakkında inceleme yapılmaksızın, davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesi zorunludur.
Bir davada “hukuki yararın varlığı” davanın konusuna ilişkin dava şartlarından biridir. Davacının, dava hakkına sahip olması, dava açabilmesi için yeterli olmayıp, ayrıca dava açmakta hukuki yararının da bulunması gereklidir. Dava ile erişilmek istenen amaç, aynı güvenle fakat daha basit bir yol ile gerçekleşebilecekse o konuda dava açılmasında hukuki yarar yoktur. Aynı şekilde 2012/1015-6121
görülmekte olan bir davada savunma olarak ileri sürülmesi mümkün olan bir hususun, ayrı bir dava konusu yapılmasında da korunmaya değer bir hukuki yarar yoktur.
Somut olaya bakılacak olursa, davalı … tarafından dava konusu senede dayalı olarak…Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/758 E. sayılı dosyası üzerinden tapu iptal ve tescil davası açıldığı, söz konusu davanın halen derdest olup, eldeki temyize konu davanın sonucunun beklendiği anlaşılmaktadır. Davacıların, bu davada ileri sürmüş oldukları hususları ve sözleşmenin muvazaa nedeniyle iptali istemlerini, kendilerine karşı açılmış olan tapu iptal ve tescil davasında ileri sürebilmeleri mümkün olduğundan, bu konuda ayrı bir dava açmalarında hukuki yararları bulunmamaktadır. Bu nedenle davanın, hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerekirken, işin esası incelenerek, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 13.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.