Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/10462 E. 2012/20051 K. 17.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10462
KARAR NO : 2012/20051
KARAR TARİHİ : 17.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, … otomobili 23/10/2008 tarihinde davalı …… şirketinden satın aldığını, aracın trafiğe çıktığı 24/10/2008 tarihinden bugüne kadar bir yıl geçmediği halde muhtelif yerlerinden boyama, kabarma ve dökülmelerin başladığını, ayrıca ön göğüs kaplamasının da kabarmaya başladığını,davalı tarafın aracın … kapsamında tamamen boyanmasını teklif ettiğini belirterek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş,verilen kararın davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 20.06.2011 tarih ve 2011/2083 esas 2011/9719 karar sayılı kararı ile : “….Davacının, dava dilekçesinde aracın değiştirilmesini talep ettiği,mahkemece, tercih edilen seçimlik hak nazara alınmak suretiyle hüküm tesisi gerekirken yazılı şeklide davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün davacı yararına bozulmasına” karar verilmiş,mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne,dava konusu edilen ………… aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine,4077 sayılı Yasanın 23/son maddesi gereğince hüküm özetinin yerel ve ulusal basında ilanına, masrafın davalı tarafça karşılanmasına, dair verilen karar bu kez davalılarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-4077 Sayılı Kanunun 23.maddesine göre; “… Bakanlık ve tüketici örgütleri münferit tüketici sorunu olmayan ve genel olarak tüketicileri ilgilendiren hallerde bu kanunun ihlali nedeniyle kanuna aykırı durumun ortadan kaldırılması amacıyla tüketici mahkemelerinde dava açabilirler. Gerekli hallerde tüketici mahkemeleri ihlalin tedbiren durdurulmasına karar verebilir. Tüketici Mahkemesince uygun görülen tedbir kararları, masrafı daha sonra haksız çıkan taraftan alınmak ve 29 uncu maddede düzenlenen esaslara göre bütçeye gelir kaydedilmek üzere, ülke düzeyinde yayınlanan gazetelerden birinde Basın İlan Kurumunca ve ayrıca varsa davanın açıldığı yerde yayınlanan mahalli bir gazetede derhal ilân edilir. Kanuna aykırı durumun ortadan kaldırılmasına yönelik Tüketici Mahkemesi kararları ise masrafı davalıdan alınmak üzere aynı yöntemle derhal ilân edilir.”
Yasanın sistematiğinden ve ilana ilişkin düzenleme içeriğinden de anlaşılacağı üzere;tüketici mahkemesince verilen kararın ilanı ancak bakanlık ve tüketici örgütleri tarafından açılan davalar sonucunda verilen kararla ilişkindir.Tüketicinin münferiden açtığı dava sonucunda mahkemece hükmün ilanına karar verilemez.Hal böyle olunca,hüküm özetinin yerel ve ulusal basında ilanına ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ilan kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7.maddesi gereğidir.
SONUÇ:Birinci bentte açıklanan nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine,ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının üçüncü bendinde yer alan “4077 sayılı Yasanın 23/son maddesi gereğince hüküm özetinin yerel ve ulusal basında ilanına, masrafın davalı tarafça karşılanmasına,” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına,hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 17.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.