YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11072
KARAR NO : 2012/29665
KARAR TARİHİ : 25.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ölünceye kadar bakma akdinin iptali-tenkis davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, asıl ve birleşen davalarda, davalının, Kemalpaşa 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/289 esas sayılı dosyası ile, 27.8.2007 tarihli ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayanarak tapu iptali ve tescil davası açtığını, oysa ki bu sözleşmenin, murisleri tarafından mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yapıldığını, bu nedenle batıl olduğunu ileri sürerek, 27.8.2007 tarihli ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptaline, bunun mümkün olmaması halinde ise mahfuz hisselerine düşecek miktarın tenkisine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, “asıl ve birleşen davaların kabulüne, 27.8.2007 tarihli ölünceye kadar bakma sözleşmesinin davacılar yönünden iptaline” ilişkin olarak verilen ilk hüküm Dairemizce, “asıl ve birleşen davaların hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi” gerektiğinden bahisle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm kurulmuş olmasına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacıların temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7.maddesinin 2.fıkrasında, “Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur.” denilmektedir. Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamında belirtildiği gibi, dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle, başka bir ifade ile dava ön şartının yerine getirilmemiş olması nedeniyle asıl dava ve birleşen davaların reddine karar verilmiş olduğundan, az yukarda belirtilen karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesinin 2.fıkrasına göre, her bir dava yönünden davalı yararına 1.100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, anılan hüküm gözardı edilerek, her bir dava için 1.800,00 TL nispi vekalet ücretinin tahsiline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK.’nun 370/2. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: 1. bent gereğince davalının tüm, davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının “Hüküm” başlıklı bölümünün 4. pragrafının 2. satırında bulunan (1.800,00 TL), 3. Satırında bulunan (1.800,00 TL) ve 5. Satırında bulunan(1.800,00 TL) vekalet ücreti miktarlarının karardan çıkartılarak, yerlerine ayrı ayrı olmak üzere (1.100,00 TL ) vekalet ücreti miktarlarının yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA.peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.