Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/11210 E. 2012/24870 K. 06.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11210
KARAR NO : 2012/24870
KARAR TARİHİ : 06.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, Işıklı Belediyesine ait depoya 500 kasa elma bıraktığını, elmaların, depo sorumlusu olan davalı … tarafından kendisinin bilgisi dışında diğer davalı … Kirli’ye verildiğini, bu nedenle zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 11.200,00 TL’nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, birleşen davada ise aynı iddialarla olayda Belediyenin de sorumlu olduğunu belirterek, 11.200,00 TL’nin davalı Belediyeden de tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, “davanın kısmen kabulüne, 4.500,00 TL’nin davalılardan müteselsilen tahsiline” ilişkin verilen ilk hüküm, davacı ve davalılardan …’un temyizi üzerine Dairemizce, tarafların diğer temyiz itirazları incelenmeksizin, “birleşen davanın davalısı hakkında olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmediği” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda bu kez, 4.500,00 TL alacağın davalılar Hüsamettin ve Özay ile birleşen dosya davalısı Işıklı Belediyesinden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalılardan Işıklı Belediyesi tarafından temyiz edilmiştir.
1-6100 sayılı HMK’nun 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK’nun 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında 2012/11210-24870
verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine HMK’nun 298/2. maddesi gereğince de, gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kararın gerekçesi ile hükmün fıkrasının birbirine uyumlu olması gerekir.
Somut olayda kısa karara uygun hüküm fıkrası yazılmış ise de, kararın gerekçe kısmında, tahsiline karar verilen alacak miktarının, “davalılar ve birleşen davanın davalısından müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerektiği” belirtilmiş olmasına rağmen, hüküm fıkrasında ise, “4.500,00 TL alacağın davalılar Hüsamettin ve Özay ile birleşen dosya davalısı Işıklı Belediyesinden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine” şeklinde hüküm kurulmuştur. Görüldüğü üzere kararın “gerekçe” kısmında alacağın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerektiği belirtilirken, “hüküm” kısmında ise “müteselsilen” ibaresi kullanılmadan alacağın tahsiline karar verilmiş olması nedeniyle, kararın gerekçesi ve hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılmıştır. Bu husus, az yukarda açıklanan kısa kararla gerekçeli karar ve hüküm fıkrasının birbirine uygun olması gerektiğine ilişkin ilke ve yasa hükümlerine aykırı olup mahkemece, 10.4.1992 gün ve 1991/7 esas ve 1992/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da benimsendiği gibi, kısa karar ile bağlı kalınmaksızın, ancak kısa karar ile gerekçeli karar ve hüküm fıkrası arasındaki çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilebilmesi için usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması gereklidir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, (2) no’lu bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 6.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.