Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/11271 E. 2012/26040 K. 20.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11271
KARAR NO : 2012/26040
KARAR TARİHİ : 20.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı şirket, davalı idareye ait… Devlet Hastanesi Başhekimliğinin 2010 yılı bilgisayar veri girişi hizmetini, taraflar arasında imzalanan 7.12.2009 tarihli sözleşmeye istinaden yüklenip, sözleşme konusu işi eksiksiz olarak yerine getirdiklerini, ancak 5763 sayılı yasa ile değişik 5510 sayılı yasanın 81. maddesine ek (ı) bendi gereğince davalı tarafından hak edişlerinden yasal olmayan kesintiler yapıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 7.800 TL’nin reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın gerek yetkisizlik, gerekse esastan reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin 37. maddesine göre… Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili kılındığı belirtilerek, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri kanununun 17. maddesine göre mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ile aralarındaki sözleşme gereğince hak edişlerinden haksız olarak yapılan kesintilerin iadesi istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 17. maddesinde öngörülen düzenleme gereğince, davanın yetki sözleşmesinde belirtilen mahkemede açılması gerektiğinden bahisle yetkisizlik kararı verilmişse de, taraflar arasındaki sözleşme, 7.12.2009 tarihli olup, bu tarihte henüz 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
yürürlükte değildir. Davanın açıldığı 30.09.2011 tarihi itibariyle de 6100 sayılı HMK henüz yürürlüğe girmemiştir. Dava, açıldığı tarihte yetkili mahkemede açılmış olmakla bu işlem tamamlanmıştır. Dava, açıldıktan sonra 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK.nın 448.maddesinde bu kanun hükümlerinin tamamlanmış işlemleri etkilemeyeceği belirtilmiştir.
Somut olayda taraflar arasındaki sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa göre, bir davada genel yetkili mahkeme davalının ikametgahı mahkemesi olup (HUMK madde 9), yetki sözleşmesi yapılmış olması da davanın genel veya özel yetkili mahkemelerde açılmasına engel değildir. (HUMK madde 22) Başka bir ifade ile tarafların sözleşmede yetkili mahkemeyi kararlaştırmış olmaları, HUMK’nun 9. maddesi gereğince genel yetkili olan ve 10. maddedeki kural gereğince özel yetkili bulunan mahkemelerin yetkilerini kaldırmaz. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede, ya da yetki sözleşmesi ile yetkili kılınan mahkemede açılabilir. (Bkz. HGK. 5.11.2003, 2003/13-640-627 sayılı kararı)
O halde sözleşmenin imzalandığı tarihte ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun az yukarda belirtilen hükümlerine göre eldeki dava, uyuşmazlığın çözümünde genel yetkili mahkeme olan davalının ikametgahı mahkemesinde açılmış olduğundan, mahkemece işin esası incelenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 21.15 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, 20.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.