YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11860
KARAR NO : 2012/13457
KARAR TARİHİ : 24.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı ile yakın arkadaş olduklarını, sahibi olduğu Çeşme Ilıca’ daki arsa üzerine bir villa yapması konusunda davalı ile sözlü olarak anlaştıklarını, davalının bu arsa üzerinde bir villa inşa ettiğini, kendisinin tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen inşaatın süresinde bitirilmediğini ve taraflar arasında uyuşmazlık meydana geldiğini, davalının kendisine borcu olduğu iddiası ile tespit yaptırdığını, davalının bu tespiti kendi adına değil, ortağı olduğu ve kendisi ile hiçbir yazılı veya sözlü anlaşması olmayan Üç Mimarlık Tasarım Turizm ve İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. Adına talep ettiğini, bu tespite itiraz ettiğini ve davalının yaptığı inşaatın belirlenmesi için kendisinin de ayrıca bir tespit yaptırdığını, davalının kendisine Çeşme AHM’ nin 2005/241 esas sayılı dosyası ile 10.000 TL üzerinden dava açtığını, bu dosyada bilirkişi incelemesi yapıldığını, davacının bu inşaat nedeni ile davalıya 166.991,00 TL ödemesi gerekirken 275.687,00 TL ödediğinin belirlendiğini, taraflar arasında yazılı bir inşaat sözleşmesi olmadığından BK 366 hükmü esas alınarak davanın çözümlenerek kendisi tarafından yapılıp, davalının açtığı davadaki bilirkişi raporu ile de sabit olan fazla ödeme miktarı olan 119,696,00 TL’ nin davalıdan alınarak kendisine verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 31.03.2011 tarihli duruşmanın 2 nolu bendinde, 26.01.2011 tarihli celsenin 4. bent ara kararında 2012/11860-13457
yazılı bilirkişi ücretlerini yatırması için davacıya 15 günlük kesin süre verilmesine rağmen davacının bilirkişi ücretlerini yatırmaması nedeni ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkeme her ne kadar bilirkişi ücretlerini yatırması konusunda davacı vekiline 15 günlük kesin süre vermiş ise de bunun sonuçlarının ne olacağını bildirmemiştir. Mahkemenin kesin süre verdiği duruşmada “kesin sürenin sonuçlarının hatırlatılmasına” şeklinde ara karar kurmuş olması davanın reddi için yeterli değildir. Kesin süreye uymamanın yasal sonuç doğurabilmesi için, kesin süreye ilişkin ara kararın her türlü yanlış anlamayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılması, yapılması gereken işlerin teker teker bildirilmesi gerekmektedir. Sürenin kesin olduğuna karar verilmiş ise, tanınan süre içerisinde yapılması istenilen işlerin ne olduğu hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanıp kesin süreye uyulmamasının doğuracağı sonucun açık olarak anlatılması, uyulmaması durumunda davanın reddedileceğinin açıkça bildirilmek suretiyle ilgili tarafın uyarılması ve bildirim ve uyarıların tutanağa geçirilmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle, davacıya verilen süre, usulüne uygun bir süre değildir. Dolayısıyla usulden davanın reddi doğru değildir. Mahkemece yeniden davacı tarafa yasaya uygun süre verilerek, davacının istenilen hususları yerine getirmesi halinde davaya devam edilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle ve yazılı şekilde davanın usulden reddine ilişkin hüküm tahsisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre, davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 24.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.