Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/12269 E. 2012/16864 K. 28.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12269
KARAR NO : 2012/16864
KARAR TARİHİ : 28.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalıya bağlı birimlerin 2007-2008 dönemi ihtiyacı olan buğday unu temini için açtığı ihalede en uygun teklifi verdiklerini, 28.3.2007 tarihinde iki ayrı sözleşme yaptıklarını, bu sözleşmelere göre bir kısım teslimatları gerçekleştirdiklerini, küresel ısınma nedeniyle meydana gelen kuraklık sonucu buğday rekoltesinin önemli ölçüde düşmesi nedeniyle buğday temininde güçlük çekildiğinden teslim de erteleme talep ettiklerini, sözleşmelerin 18. ve 4735 sayılı kanunun 10.maddesine göre mücbir sebep kabul edilerek süre uzatımı isteklerinin idarece kabul edilmeyerek sözleşmelerinin feshedildiğini ileri sürerek sözleşmelerin haksız fesih edildiğinin tesbitine, haksız fesih nedeni ile uğranılan zararlar karşılığı şimdilik 10.000.00 TL.nin reeskont faizi ile ödetilmesine, teminat mektuplarının iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, mücbir sebep bulunmadığını, sözleşmeye uygun biçimde edimin yerine getirilmediğini, feshin haklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile sözleşmelerin haksız fesih edildiğinin tesbitine, menfi zarar 10.000.00 TL.nin yasal faizi ile birlikte tahsiline, teminat mektuplarının iadesine, diğer istemlerin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık ihaleye istinaden akdedilen 2 adet sözleşme uyarınca davacı şirketin üstlendiği buğday unu tedarikine dair edimlerin küresel ısınmaya bağlı kuraklık sonucunda tam olarak yerine getirilememiş olmasının taraflar arasındaki sözleşmeler ile kamu ihale sözleşmelerine ilişkin mevzuatın ilgili hükümlerine göre davacı şirket açısından mücbir sebebe dayalı bir beklenmeyen halden doğan bir ifa güçlüğü olarak kabul edilmesinin mümkün olup olmadığı, dolayısıyla sözleşmelerin feshinin haklı olup olmadığına ilişkindir.
2012/12269-16844
Mahkemece, 2007 yılında yaşanan kuraklığın mücbir sebep boyutlarında değerlendirilmesi gerektiği, önceden öngörülmesinin olanaksız olduğu ve doğal afet niteliğinde kabul edilmesi gerektiği açıklanarak yazılı şekilde karar verilmiştir.
Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa-Pacta Sund Servanda) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Eş söyleyişle sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeniyle değişmiş olsa bile borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Gerçekte sözleşmeye bağlılık ilkesi hukukun güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır.
TTK. nun 18/1 maddesinde Limited Şirketlerin tacir oldukları açıklanmıştır. Aynı yasanın 20/II. Maddesinde de her tacirin ticaretine ait faaliyetlerinde basiretli bir … adamı gibi hareket etmesi gerekir. Basiretli bir … adamı gibi davranma yükümü aslında objektif bir özen ölçüsü getirmekte ve tacirin ticari işletmesiyle ilgili faaliyetlerinde kendi yetenek ve imkanlarına göre ondan beklenebilecek özeni değil aynı ticaret dalında faaliyet gösteren tedbirli, öngörülü bir tacirden beklenen özeni göstermesinin gerekli olduğu kabul edilmektedir. Gerekli tedbirleri almadan sözleşme yapan ve borç altına giren tacirin alabileceği tedbirlerle önleyebileceği bir imkansızlığa dayanması kabul edilebilecek bir durum değildir.
Davacı şirket tarafından mücbir sebep olarak kabul edilmesi istenilen küresel ısınma ve buna bağlı kuraklık sorununun aniden ortaya çıkan bir durum olmadığı, bu konuda alınmış bir doğal afet kararının bulunmadığı, yıllar itibariyle söylenegelmekte olan ” küresel ısınma ” ve buna bağlı kuraklık olayının buğday üretimini de etkileyebileceğini öngörebilmesi, tedbirlerini alması, ihalede fiyat teklifinde bulunurken bu hususları öngörebilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin yasaya ve sözleşmeye uygun davrandığı ve sözleşmelerin feshinin yerinde olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 28.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.