Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/12709 E. 2012/17484 K. 05.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12709
KARAR NO : 2012/17484
KARAR TARİHİ : 05.07.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, evinin bulunduğu sitenin güvenlik hizmetini davalının verdiğini, 25.01.2009 günü 17.30 ile 19.00 saatleri arasında evine hırsız girdiğini, güvenlik kamerasının olay anında ters çevrildiğini, davalının 3.000 TL nakit para ve 3.000 TL değerinde eşyalarının çalındığını, davalının sözleşmeye uygun davranmadığını ve yükümlülüklerini yerine getirmediğini ileri sürerek, zararının tazmin edilmesini istemiştir.
Davalı, davacının sözleşmenin tarafı olmadığını, olaydan dolayı sorumluluklarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya
yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Yine anılan yasanın 3/d maddesinde, “hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet” olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Yasada açıklandığı üzere Tüketici “bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan, veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişidir. Somut uyuşmazlıkta davacı, hizmet sunan davalının güvenlik hizmeti yaparken evine hırsız girmesi sonucu bir kısım eşya ve paranın çalındığını belirterek, zararının karşılanması istemi ile eldeki davayı açmıştır. Öyle olunca taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı ve eldeki davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemenin görev hususu kamu düzenine ilişkin olup mahkemece resen nazara alınması gerekir. Bu açıklamalar ışında Mahkemece, ayrıca Tüketici Mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi, yoksa ara kararı ile davaya Tüketici Mahkemesi sıfatı ile bakması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre temyiz eden davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1 nolu bentte gösterilen nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 2 nolu bentte gösterilen nedenle davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 356.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 5.7.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.