Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/13171 E. 2012/15723 K. 18.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13171
KARAR NO : 2012/15723
KARAR TARİHİ : 18.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, avukat olduğunu, davalıya ait taşınmaza ilişkin izaleyi şuyu davası açmak üzere davalı ile avukatlık ücret sözleşmesi yaptıklarını, sözleşmeye göre verilen vekalete dayalı olarak dava açıldığını, yapılan yargılama sonucu taşınmazın satışına karar verildiğini, satış kararı sonrası dosya satış memurluğuna gönderilerek satış işlemlerine başlanıldığını, izaleyi şuyu davasının devamı sırasında tapu kaydındaki isim yanlışlığı nedeniyle Buldan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/136 esas sayılı dosyasına konu davada davalıyı temsil ettiğini, ayrıca Buldan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/30 esas sayılı dosyasında davalı aleyhine açılan davada davalının talebi üzerine davalıyı vekil olarak temsil ettiğini, bu dosyaya konu belgedeki imzanın sahteliği hususunda Cumhuriyet savcılığının 2008/258 soruşturma nolu dosyası kapsamında suç duyurusunda bulunduklarını, ancak davalının Buldan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/30 esas sayılı dosyaya ilişkin davada karşı taraf ile sulh olduğunu ve davalı tarafından vekalet ücretlerinin ödenmediğini, izaleyi şuyu davası için sözleşmede kararlaştırılan bedeli, sözleşme dışı davalarda Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre doğmuş bulunan ve davalının iradesi ile karşı taraftan alınması imkanı ortadan kalkmış vekalet ücretinin ödemediğini,bu vekalet ücretinin tahsili için davalı hakkında icra takibi yaptığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek; haksız itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2012/13171-15723
Davalı, davacı ile sözleşme imzaladığını hatırlamadığını, ancak izaleyi şuyu davası için sözleşme imzalamış olabileceğini, bu sözleşmeninde ücrete ilişkin kısmının geçersiz olduğunu, davacının sözleşme kapsamında kendisini aydınlatma yükümünü yerine getirmediğini,açılan davalara konu dava dilekçeleri ve cevap dilekçelerinde kendisinin onayının alınmadığını, ayrıca Buldan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/30 esas sayılı dosyada bilirkişi raporuna göre davanın kaybedileceği anlaşıldığından karşı tarafla sulh olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmeye konu izaleyi şuyu dava dosyası ve satış dosyasında tahakkuk eden vekalet ücreti yönünden davanın kısmen kabulüne,diğer davalara ilişkin taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi bulunmadığı gerekçesiyle bu kısma yönelik talebin reddine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı,davalı ile yapılan avukatlık ücret sözleşmesine göre avukatlığını üstlenerek davalıyı vekil olarak temsil ettiğini, bu davalardan izaleyi şuyu davasına ilişkin olarak sözleşmede kararlaştırılan avukatlık ücreti ile diğer takip ettiği dosyalara ilişkin olarak Avukatlık Kanununun 164/4. maddesine göre hasma tahmili gereken yasal vekalet ücretinin davalıdan tahsiline ilişkin yapılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir. Mahkemece izaleyi şuyu davası dışında davacının vekil olarak takip ettiği dosyalar yönünden davacı avukat ile davalı arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı gerekçesiyle bu dosyalara konu yasal vekalet ücreti talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı ile davalı arasında yapılan 14.11.2006 tarihli avukatlık ücret sözleşmesinde davacı avukat izaleyi şuyu davası açmak ve bu davada satış kararı verildiği takdirde satış işlemlerini sonuçlandırmak üzere görevlendirilmiş ise de,davacı avukatın davalı tarafından verilen vekalete dayalı olarak diğer dava dosyalarında davalıyı temsil ettiği,avukatlık hizmeti verdiği sabittir. Bu durumda Avukatlık kanununun 164/son maddesi hükmüne göre, karşı tarafa yüklenen ücret avukata aittir. Görülmekte olan davada davacı, Avukatlık Kanununun 164/son maddesine göre hasıma yükletilmesi gereken ücreti talep etmiştir. Karşı tarafa tahmil edilecek vekalet ücretinin miktarı, dava ve icra takibinin sonuçlanması ile belli olur. Vekil edenin avukatına ödeme borcu da, bunun karşı taraftan tahsil 2012/13171-15723
edildiği anda doğar. Henüz karşı taraftan vekalet ücreti alacağını tahsil etmemiş olan müvekkilden, avukat bu ücret alacağını isteyemez. Ancak kural böyle olmakla birlikte hakim bu kurala sıkı sıkı bağlanmamalı, Avukatlık kanununun 164/son maddesine işlerlik kazandıracak şekilde her olayın özelliğine, durum ve şartlarına göre değerlendirme yapılmalı, özellikle MK’nun 2. maddesinde belirtilen hakkın kötüye kullanılmasına dürüstlük kurallarının ihlaline izin verilmemeli, gerektiğinde müvekkilin bu alacağını da karşı taraftan tahsil etmiş olduğu kabul edilmelidir.
Somut olayımızda davacı avukat takip ettiği davaları sonuçlandırmıştır.Bu sonuçlanan dosyalar itibariyle karşı taraftan tahsil edilen veya tahsil etmiş sayılabileceği ücretleri isteyebilir. Hal böyle olunca mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda davacı avukatın sonuçlandırdığı dava dosyaları üzerinde inceleme yapılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Birinci bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 18.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.