Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/14025 E. 2012/22089 K. 04.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14025
KARAR NO : 2012/22089
KARAR TARİHİ : 04.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, diğer davalılar tarafından yetiştirilen karpuz fidelerinin davalı …’dan 15.5.2009 tarihinde satın alıp taşınmazına ektiğini ancak yetişmediğini, … Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünün raporuna göre “” Karpuz meyve yanıklığı hastalığının bulunduğunun tesbit edildiğini, bu hastalığında tohum ve fide ile taşınan hastalıklardan olduğunu bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 64.283,80 TL zararının faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan … Tarım AŞ ve … Fide AŞ TTK’nun 25.maddesindeki ihbar sürelerine uyulmaksızın dava açıldığını, hastalığın başka sebeplerden kaynaklanmış olduğunu savunarak davanın reddini dilemiş, diğer davalı davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece davanın hem esastan hemde TTK’nun 25/3.maddesindeki 8 günde gerekse BK’nun 198.maddesine göre derhal ayıp ihbarında bulunulmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı davalıdan satın aldığı karpuz fidelerinin hastalıkla bulaşık olması nedeniyle zararının tahsili için eldeki davayı açmıştır.
5553 sayılı Tohumculuk Kanununun 11.maddesinde” Fiillerinin ayrıca suç sayılma hâli saklı kalmak üzere, zarara neden olan kusurlu tohumluğu üreten, satan, dağıtan, 2012/14025-22089
ithal eden veya başka şekilde piyasaya süren gerçek veya tüzel kişiler, meydana gelen zararı müteselsilen tazmin etmekle yükümlüdür. Bunlar zararı, kusurları oranında birbirlerine rücu edebilirler.
Dava, zarara uğrayanın zarara uğradığının tespit edilmesinden itibaren altı ay içinde, her hâlde zararın meydana gelmesinden itibaren iki yıl içinde açılabilir.”hükmünü içermektedir.Davacı,15.5.2009 tarihli fatura ile bayi …’dan fideleri satın almış,24.7.2009 tarihinde zararını tesbit ettirmiş,ayrıca Zirai Karantina Müdürlüğü Laboratuvarının 18.12.2007 tarihli raporu alınmıştır.Davacı eldeki davasını 7.9.2009 tarihinde açtığına göre az yukarıda bahsedilen kanundaki 6 aylık süre içinde davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece davacı tarafın tacir olduğu iddia ve ispat edilmeksizin TTK’nun 25.maddesi hükümlerinin uygulanarak davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.Mahkemenin esastan red sebepleri bakımından ise;Tohumculuk Kanununun kapsam başlıklı 2.maddesinde “ Bu Kanun; tarla bitkileri, bağ-bahçe bitkileri, orman bitki türleri ve diğer bitki türleri çoğaltım materyaline ait çeşitlerin ve genetik kaynakların kayıt altına alınması, tohumlukların üretimi, sertifikasyonu, ticareti, piyasa denetimi ve kurumsal yapılanmalar ile ilgili düzenlemeleri kapsar.”şeklinde düzenleme getirilmiştir.Tohum ve türevlerinin üretim ve satışı,gerekli izinlerin alınmasının bu kanun kapsamında düzenlendiği de gözetildiğinde,kanunun bu süreçte yer alanlar için uygulanması gerekir.Bu açıklamalar ışığında davanın süresinde açıldığı anlaşılmakla davanın esası bakımından da tarafların delillerinin ve sorumluluğunun bu kanun hükümlerine göre incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA,Bozma sebebine göre davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 955,00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 4.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.