Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/14082 E. 2012/17323 K. 04.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14082
KARAR NO : 2012/17323
KARAR TARİHİ : 04.07.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, babasından kalan evi satmak için davalı kardeşi …’ya vekaletname verdiğini, evin 197.500,00 TL’ye satıldığını, ancak davalının bu değer üzerinden düşen hisse bedelini vermediğini, evi satın alan kişiden 25.000,00 TL aldığını, geri kalan 12.034,00 TL’nin davalı tarafından ödenmediği gibi başlatılan icra takibine de haksız itiraz edildiğini öne sürerek itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davacının kendisine düşen hisseyi evi satın alan müteahhitten bizzat kendisinin aldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, hukuki niteliği bakımından Borçlar Kanununun 392 maddesine dayanan vekilin hesap verme yükümlülüğünden kaynaklanmaktadır. BK.nun 392. maddesi, vekilin vekaleti ifa için veya ifa dolayısıyla aldığı şeyleri müvekkile verme borcu ile borç para borcu ise zamanında yerine getirilmemesi yüzünden faiz ödeme borcunu düzenlemiştir. Geniş anlamda hesap verme yükümlülüğünün diğer bir görüntüsü de vekilin vekaleti dolayısıyla üçüncü kişilerden müvekkil nam ve hesabına para tahsil ettiği hallerde sözkonusu olur. Vekil, müvekkilden veya üçüncü kişilerden aldığı değerler ve kendi ücret, masraf ve tazminat alacakları hakkında hesap vermek zorunluğundadır. Hesap verme borcu hukuksal nitelikçe bir yapma borcudur.
Somut uyuşmazlık itibariyle davalı …’ın tarafların murisinden kalan taşınmazı vekil sıfatı sattığı sabit olduğu gibi bu husus tarafların ve mahkemenin de kabulundedir.Davalı, satış bedelini davacının evi satın alan kişiden aldığını savunmuştur. Esasen davacı da, alıcıdan 25.000,00 TL aldığını kabul etmektedir. İhtilaf davacı tarafından dosyaya sunulan ve davalının itiraz etmediği belgede evin 197.500,00 Tl’ye satıldığı,davacının miras payı dolayısıyla kendisine bakiye 12.031,00 TL daha ödenmesi gerektiği noktasında toplanmaktadır. Davalının bu yöne ilişkin herhangi bir açıklaması bulunmasa da,incelenen belge içeriğinden,125.000,00 TL’ye yeni ev satın alındığı,5.000.00 TL masraf yapıldığı yazılıdır. Dolayısıyla sözkonusu belgenin sahteliğinin davacı ve davalı tarafından ileri sürülmediği de gözönüne alınmak suretiyle davalıdan belgedeki masraflara ilişkin delilleri sorulmak suretiyle davacının hissesine düşen miktarın bu hesaplamadan sonra bulunacak rakama hükmedilmesi gerekirken mahkemece ispat külfetinin yer değiştirilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 4.7.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.