Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/14493 E. 2012/29547 K. 24.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14493
KARAR NO : 2012/29547
KARAR TARİHİ : 24.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı ile aralarında oluşturulan vekalet sözleşmesi nedeniyle muhtelif dava dosyalarında vekil olarak kendisini temsil ettiğini, vekaletten takip ettiği dosyalar nedeniyle 1.500,00 TL ücret alacağının kararlaştırıldığını, sonuçlanan davalar dayanak gösterilerek yapılan iki adet takip nedeniyle toplam 18.661,60 TL’nin icra dosyasından çekilmesine karşın kendisine ödeme yapılmadığını ileri sürerek fazlası saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının kendisini haksız azlettiğini, bu nedenle ücretin tamamının ödenmesi gerektiğini, 1.500 TL ücret üzerinden anlaşıldığı iddiasının doğru olmadığını, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüyle davalı tarafından yapılan tahsilatlardan hakettiği ücretin mahsubuyla 335,66 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporu hüküm tesisine yeterli değildir. Şöyleki, 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 174/2 maddesindeki azlin haksız olması halinde avukat ücretin tamamına hak kazanır. Azlin haksız 2012/14493-29547
Olması halinde ise azilden sonraya ilişkin (azilden sonra devam eden veya kesinleşen) işler nedeniyle bir ücret isteyemez ise de, azil tarihine kadar olan tamamlanmış işler nedeniyle vekilin ücrete hak kazanacağı kabul edilmelidir.
Diğer yönden ücretin belirlenmesinde taraflar arasında
sözleşme olup olmadığına göre ayrım yapılmaktadır. Sözleşme var ise 1136 Sayılı Avukatlık Yasasındaki 164.maddesindeki sınırlamalar aşılmamak kaydıyla ücret hesaplanmalı, sözleşme yok ise hukuki yardımın başladığı tarihteki 1136 sayılı yasanın 164/4.maddesindeki düzenleme dikkate alınmalıdır. Somut olayda yazılı ücret sözleşmesi bulunmamaktadır.
Diğer yandan ücretin belirlenmesi ise dava ve takibin niteliğine göre değişiklik göstermektedir. 1136 Sayılı Avukatlık Kanunun 5043 sayılı Yasayla değişik 164/4 maddesinde, “Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde; değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarını incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilamın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır.” düzenlemesi bulunmaktadır. Özellikle sözleşmenin bulunmaması durumunda davanın niteliğine bakılmaktadır. Boşanma davalarında kanuna bağlı tarife maktu ücret belirlenmiştir. Boşanmaya birlikte açılan nafaka, maddi ve manevi tazminat davaları ise boşanmanın feri niteliğinde olup, davanın harca esas değeri üzerinden ücret hesaplanması olanaklı değildir. Gerek dairemizin gerekse Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin uygulamaları bu yöndedir. Boşanmadan ayrı açılan tazminat davalarında ise, harca esas değeri üzerinden ücret hesaplanmalıdır.
Diğer yandan davanın ve takibin parayla değerlendirilmesi halinde %10 ile %20 arasında belirlenirken hangi ölçüyü esas aldığının da gerekçeli olması gerekir. Davaların sayısının çok olması ölçütü kabul edilebilir bir kıstas olmayıp, avukat her dosya için ücret almaktadır. Bu oran belirlenirken davalının sarf ettiği emek ve mesai ile dava ve takibin ve uyuşmazlığın niteliği gözardı edilmemelidir. Özellikle müstakil açılan nafaka davalarında %10 oranın aşılması halinde somut dayanakları gösterilmelidir.
Somut olaya dönülecek olursa; Az yukarıda açıklanan doğrultuda araştırma ve inceleme yapılmalı, takip ettiği dava 2012/14493-29547
ve takipler nedeniyle davalı avukatın hakettiği ücreti belirlemeli, davacının yapmış olduğu ödemelerde ücretten mahsup edilerek, uhdesinde kalan miktarın davalıdan tahsiline karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 24.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.