Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/14537 E. 2012/22076 K. 04.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14537
KARAR NO : 2012/22076
KARAR TARİHİ : 04.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekkilinin, davalının kızı olup … parsel sayılı taşınmaza yapılacak dükkan ve daireler yönünden davalı ve eşi … tarafından müvekkiline 2.kat 4 nolu dairenin verilmesi karşılığında toplam 27.319,79 TL. kredi kullandırılmasına rağmen davalı tarafça taşınmaz tapusunun verilmediğini belirterek … parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 4 katlı apartmanın 2.kat 4 nolu dairesinin davalı adına olan tapusunun 1/2 oranında iptali ile müvekkili adına tesciline, tapu iptal ve tescil talebi kabul edilmez ise 4 nolu dairenin 1/2 hisse bedeli olan 30.000,00 TL.nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesi ile; zamanaşımı itirazında bulunmuş, esas yönden ise davanın reddini dilemiş, davalı asil … 15.12.2009 tarihli duruşma oturumunda; davacının kredi çektiğini ancak kendisinin kredi borcunu ödediğini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil, bu olmaz ise alacak talebinden ibarettir. Taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin geçerli olabilmesi için Tapu
Kanununun 26.maddesi ile Borçlar Kanununun 213.maddesi gereğince resmi şekilde yapılması zorunludur. Somut olayda, bu kurala istisna teşkil eden haller de söz konusu değildir. Mülga HUMK 228. maddesinde düzenlenen senetle ispat kuralının istisnası olan 293.maddedeki hısımlık halinin varlığı, yalnızca ispata dair bir olgu olup, kanun gereği şekle tabi hukuki işlemin kanunun öngördüğü şekle uyulmaksızın yapılması geçersizdir. Bu halde; davacının ancak ödünç verdiği parayı geri isteyebileceği değerlendirilmeksizin, geçerli bir devir sözleşmesi mevcutmuş gibi taşınmazın bedeline hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 4.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.