YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1458
KARAR NO : 2012/10397
KARAR TARİHİ : 17.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, … 4. İcra Müdürlüğü’nün 2008/21009E sayılı dosyasında davalının avukatı olduğunu, dosyadan haklı olarak istifa ettiğini, ücret sözleşmesi gereğince davalıdan toplam 33.015,00 TL alacaklı olduğunu bu miktarın tahsili amacıyla davalıya karşı takip başlattığını davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın %40’ından az olmamak üzere takdir olunacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmeye göre belirlenen 18.005,00 TL vekalet ücreti ve davacı tarafın dilekçesinde belirttiği ilave 450TL masraf olmak üzere toplam 18.455,00TL üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin, davacının inkar tazminatına ilişkin isteminin reddine, davalının da kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra – inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş olmasının önemi yoktur. İtirazın haksız olması yeterlidir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra takibine itiraz edip durduran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya 2012/1458-10397
Karşı konulmuş bir yaptırımdır. İcra inkar tazminatının hükmedilebilmesi için alacağın likit ve belli olması, yargılamayı gerektirmemesi gerekir. Borçlu tarafça alacağın gerçek miktarının belirlenebilir, sabit ve likit olduğunun bilinmesi yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında, davacının davalıdan talep ettiği vekalet ücreti sözleşme ile kararlaştırılmış olup, miktarının belirlenmesi yönünde yargılamayı gerektirmeyen likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, davacının bu istemi hakkında kabul kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.’ nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle, davalının tüm, davacının ise sair temyiz itirazlarının reddine; 2.bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının “Hüküm” bölümünün (1.b) bendinde yazılı olan “Davacının inkar tazminatı isteminin de reddine,” sözlerinin hükümden çıkarılarak, yerine “ Davacının icra – inkar tazminatı talebinin kabulü ile sözleşmeye dayalı olarak belirlenen 18.005,00TL vekalet ücretinin %40’ı oranında icra – inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” sözlerinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 821,23 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 17.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.