YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14616
KARAR NO : 2012/26939
KARAR TARİHİ : 27.11.2012
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki fesih geçersizliğinin tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı banka ile 30.5.2002 tarihli kredi kartı üyelik sözleşmesini imzaladığını, 2005 yılında adres değiştirerek bu adres değişikliğini davalı bankaya bildirdiğini, bankanın hesap özetlerini yeni adresine göndermeye başladığını, daha sonradan bankanın hesap özetlerini göndermemeye başladığını, 24.4.2009 tarihinde bankanın müşteri hizmetlerini aradığını ve adres ve telefon bilgilerini faksla bildirdiğini, buna rağmen davalı bankanın hesap özetlerini yeni adresine göndermediğini, 18.12.2009 tarihinde tahmini olarak 800,00 TL’yi bankaya ödediğini, ancak bankanın kredi kartını iptal ettiğini ve akabinde hesabı kapattığını ve icra takibine geçtiğini, 4077 sayılı yasanın 10/A-2 maddesine göre dönemsel hesap özeti gönderilmeden doğrudan takip aşamasına geçilmesinin davalının kötüniyetinin göstergesi olduğunu belirterek sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğinin tespitine ve feshin geçersizliğine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı eldeki davada, kredi kartı hesap özetlerinin davalı tarafından yanlış adrese gönderildiğini, daha sonra da borcun ödenmediğinden bahisle hesabın kat edilerek icra takibi yapıldığını belirterek sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğinin tespitini istemiştir. Davalı; davacının kredi kartı üyelik sözleşmesinin, bankadan aldığı kredi kartı ile yaptığı harcamalarına ait asgari ödeme tutarlarını dahi 90 gün boyunca ödemediği için feshedildiğini, davacının son ödemeyi banka şubesinden yaptığını ve hesap özetini bilmemesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece;
hesap ekstrelerinin davacının yazılı olarak daha önce bildirdiği yeni adresine gönderilmediği, ayrıca sözleşmenin 19.maddesi gereğince davalı bankanın davacının yeni adresine gönderilmiş bir fesih ihbarının da bulunmadığı, bu durumda sözleşmenin feshinin haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı ile davalı Banka arasında 30.05.2002 tarihli kredi kartı sözleşmesinin akdedildiği ve borcun ödenmemesi nedeniyle kredi kartı sözleşmesinin davalı banka tarafından feshedildiği hususu taraflar arasında çekişmesizdir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, söz konusu kredi kartı sözleşmesinin davalı Bankaca feshinin haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davalı banka;dava konusu kredi kartı borcunun ödenmemesi nedeniyle … 13.İcra Müdürlüğü’nün 2010/868 esas sayılı icra takibi yapmış,borçlunun itirazı üzerine … 10.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/702 esas sayılı dosyasında açılan itirazın iptali davasında mahkemece ; “…taraflar arasındaki sözleşmenin 14.maddesi uyarınca davalının hesap ekstresi eline geçmese dahi 10 gün içinde noter aracılığı ile ekstreyi bankadan talep etmediği takdirde ekstreyi almış ve içeriğini kabul etmiş sayılacağına dair hükmün bulunduğu, bu nedenle davalının ekstrelerin eline geçmediğine dair savunmasına itibar edilemeyeceği, davacının, sözleşmenin 19.maddesine göre kartın kullanılmasındaki aksaklıktan dolayı kullanım süresinde kartı iptal edebileceği” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Bu kararın davalı tarafından temyizi üzerine,mahkemenin 02.06.2011 tarihli kararı ile temyiz talebi süresinde olmadığından reddine karar verilmiş, bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davacı tüketicin temyize konu dava dosyasında sözleşmenin haksız olarak feshedildiğine ilişkin olarak ileri sürdüğü hususlar temyiz edilmeksizin kesinleşen dava dosyasında ileri sürülmüş ve mahkemece bu savunmalara itibar edilmeyerek itirazın iptaline karar verilmiştir. Hal böyle olunca davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 27.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.