YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14722
KARAR NO : 2012/20842
KARAR TARİHİ : 24.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı avukat olduğunu, davalı kurumun … İl Müdürlüğü ile aralarında kurumun dava ve takiplerini yürütmek üzere 15.05.2005 tarihli sözleşme imzalandığını,davalı kurumun taraf olduğu dava ve takip dosyalarını vekil olarak takip ettiğini,2008 yılında davalı kurumca sözleşmenin feshedildiğini,ancak vekalet sözleşmesi nedeni ile herhangi bir maaş veya vekalet ücreti verilmediğini belirterek;maaş alacağından 5.000,00 TL.nin her bir ayın, aylığının muaccel olduğu günden dava tarihine kadar hesaplanacak yasal faiziyle,vekalet ücreti alacağından 5.000,00 TL.nin her bir dava dosyasından hak ediş tarihinden davanın sonuçlanmasına kadar hesaplanacak yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında davacı ıslah ile talebini 71.275,00 TL.ne yükseltmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 71.275,00 TL.nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı kurum ile avukatlık sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini,ancak vekalet sözleşmesi nedeni ile herhangi bir maaş veya vekalet ücreti verilmediğini belirterek; maaş alacağı nedeniyle 5.000,00 TL. Ve vekalet ücreti olarak 5.000,00 TL.nin tahsili istemiyle eldeki davayı açmış, bilahare talebini 71.275,00 TL.ne yükseltmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı, davacının vekalet ücreti isteyip isteyemeyeceği,kamu
Avukatlarına ödenen aylık ücret isteyip isteyemeceği ve varsa alacağın miktarı hususundadır.Sözleşmenin 15.maddesine göre;Kurum onbeş gün önceden avukat bir ay önceden ihbar etmek şartıyla sözleşmeyi her zaman feshedebilecekleri kararlaştırıldığına göre,davalının 10.10.2008 tarihli ihtarname ile sözleşmenin sürenin sona erdiği 31.12.2008 tarihi itibariyle feshedildiğini bildirmesi haksız fesih sayılamayacağı gibi, Avukatlık Kanununun 174. maddesi anlamında haksız azlin sonuçlarını doğuran bir fesihte degildir.Olayda, bu nedenle Avukatlık Kanununun 174. maddesi hükmünün uygulanması düşünülemez. Ancak, feshin haksız olmaması davacının fesih tarihi itibariyle, hiçbir ücret isteyemeyeceği anlamına da gelmez..Mahkemece,taraflar arasındaki sözleşmenin ücrete ilişkin hükümlerini düzenleyen 3.maddesinin geçersiz olduğunun kabulü ile Avukatlık asgari Ücret tarifesine göre Ücret Tarifesinin 4.bölümünde “Kamu kurum ve kuruluşları ile özel ve tüzel kişilerin sözleşmeli avukatlarına ödeyecekleri aylık avukatlık ücretinin de davacıya ödenmesi gerektiğini belirten bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuştur. Davacı avukat olup, imzaladığı sözleşmenin sonuçlarını bilebilecek bir kişidir.Taraflar arasında düzenlenen sözleşme hizmet-hukuk müşavirliği niteliğinde bir sözleme olup belirlenen ücretin,Avukatlık Kanununun 164. maddesinin 4. fıkrasının 1. cümlesinde belirtilen anlamda ve asgari ücret tarifesi altında ücret olduğu kabul edilemez.Bu nedenle taraflar arasındaki ihtilafın, tarafların serbest iradeleri ile yaptıkları sözleşme hükümlerine göre çözümü gerekir.Taraflar arasındaki sözleşmenin geçersiz olduğu görüşüne ağırlık veren bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması yasaya aykırıdır.Mahkemece geçerli olan sözleşme hükümleri esas alınarak bu çerçevede bilirkişi incelemesi yaptırılması ve davacının alacağı vekalet ücretinin belirlenmesi gerekirken yerinde olmayan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 24.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.