Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/1477 E. 2012/26960 K. 27.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1477
KARAR NO : 2012/26960
KARAR TARİHİ : 27.11.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat …. ile davalı vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, 17.12.2007 tarihli harici satış vaadi sözleşmesi ile 1.380,000 dolara bir bağımsız bölüm satın aldığını, taşınmazın 8.6.2009 da tapudan devrinin yapıldığını, villayı 8.6.2009 tarihinde teslim aldığını, 16.3.2009 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 27171 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile 17.3.2009 tarihinden 15.6.2009 tarihine kadar uygulanmak üzere net alanı 150 metrekare ve üstü evler için konut teslimlerinde KDV oranının %8 olarak indirildiğini kendisinin fazladan KDV ödemesi yaptığını, bu nedenle 116.949,15 USD alacağı için davalı aleyhine icra takibi başlattığını, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamını, %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıdan satın aldığı villa için ödemiş olduğu KDV miktarından, 17.3.2009 tarihinde yayınlanan Bakanlar Kurulu kararına göre KDV oranının düşmesi neticesinde fazla
ödediği kısmın tahsili için yaptığı icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir. Davalı ise Bakanlar Kurulu kararının geçerlilik tarihleri nedeniyle aralarındaki satışı kapsamadığından bahisle davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, sözkonusu Bakanlar Kurulu kararının 17.3.2009 ve 15.6.2009 tarihleri arasında yapılan konut teslimleri için geçerli olduğundan bahisle ve somut olayda teslim tarihinin 9.2.2010, fatura tarihinin 19.7.2010, tapudan devir tarihinin 31.8.2010 olduğu da dikkate alınarak ve bu tarihlerin hiçbirinin Bakanlar Kurulu kararının yürürlük tarihleri arasında kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hernekadar mahkemece bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş isede KDV oranında değişiklik yapan kararın 17.3.2009 ve 15.6.2009 tarihleri arasında yürürlükte olduğu, dosyada mevcut bulunan 4669 yevmiye nolu tapu kayıt örneğinden de anlaşıldığı üzere tapu devir işleminin 8.6.2009 tarihinde yapıldığı ve işlem tarihinin bu sürelere tekabül ettiği, mahkemece sehven daha sonraki tarihli tapu kaydının esas alındığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, davalının faturayı kendi kusuru ile geç düzenlediği ve tapu devir tarihinin de 8.6.2009 olduğu gözönüne alınıp buna göre değerlendirme yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.