Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/14954 E. 2012/21588 K. 01.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14954
KARAR NO : 2012/21588
KARAR TARİHİ : 01.10.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı avukat olduğunu, davalı …’ın Yüksekova Asliye Ceza Mahkemesinde görülen 2004/64 Esas ve 2006/247 Esas sayılı dosyalarında müdafiliğini yaptığını, ancak davalar bittiği halde bütün sözlü taleplerime rağmen davalının vekalet ücretini ödemediğini, bu nedenle Yüksekova İcra Müdürlüğü’nde 2008/78 Esas sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi yaptığını, davalının itiraz ettiğini belirterek, davalının icra takibine vaki itirazının iptaline ve kötü niyetli olan davalının %40 tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, usulüne uygun tebligata rağmen cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davalının Yüksekova icra müdürlüğünün 2008/78 esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin asıl alacak olan 2.000-TL üzerinden devamına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Anayasanın 141/3 maddesinde “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır” hükmü yer almaktadır. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 298/2.maddesine göre; Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.
Açıklanan bu hükümler en başta yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir ve emredici hükümlerden olup “Kamu düzeni” amacı ile vaz’edilmişlerdir. Bu hükümlerle getirilen anılan biçim koşulları hükmün açıklığı ve anlaşılırlığı kadar infaz kabiliyetini de sağlamak amacını taşımaktadır. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki, dava içinden davalar doğar. Hükmün hedefine ulaşmasını engeller, Kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz.
2012/14954-21588
Görülmektedir ki, uyuşmazlıkların çözümünde yargıya düşen en önemli görevlerden birisi de açık ve net çözümler bulmak, anlaşılabilir, tutarlı kararlarla kamu düzen ve barışının sağlanmasına hizmet etmek olmalıdır. Taraflar ancak gerekçe sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki sebebe dayandırıldığını anlayabilecekleri gibi Yargıtay denetimi de ancak kararın gerekçe içermesi halinde mümkün olacaktır. İşte bu nedenledir ki, kararın gerekçesinde hangi maddi vakıanın hangi hukuki sebeple davacıyı haklı gösterdiğinin açıklanması halinde ancak, HMK.nun 298. maddesine uygun bir kararın varlığından söz edilebilecektir. Gerek Anayasamız, gerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile getirilen ve yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerin nihai amacı da budur.
Adil yargılanma hakkının içinde barındırdığı temel haklardan olan ve dayanağını insan onuru ile eşitlik ilkesinden alan, hukuki dinlenilme hakkının üç unsuru vardır. Bunlar, tarafların yargılama konusunda bilgilenme hakkı, yargılama ile ilgili açıklama ve ispat hakkı, bu açıklamaların mahkemece dikkate alınıp değerlendirilmesi yükümlülüğüdür. Gerekçe özellikle tarafların yargılamada dikkate alındığının, açıklama ve delillerinin değerlendirildiğinin bir göstergesidir.
Kararın gerekçeli olması hukuk devletinin ve hukuki güvenlik ilkesinin de bir gereğidir. Zira, mahkemenin keyfilikten uzak şekilde, hukuka ve kanuna uygun karar verip vermediği ancak gerekçeden anlaşılabilir. Bu sebepledir ki, Anayasa’da kararların gerekçeli olması özel olarak vurgulanmıştır.
Mahkemece, yukarıda sıralanan hukuki olgular ışığında, gerekçeli kararda davacının toplam 800,00 TL vekalet ücretine hak kazandığı belirtilmesine rağmen, kısa kararda asıl alacağın 2.000,00 TL olarak yazıldığı, kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olamayacağı belirtilerek 2.000 TL.nın tahsiline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2- Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenler hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 118.80 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 1.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.