YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1496
KARAR NO : 2012/8416
KARAR TARİHİ : 28.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının oğluna 18.000 dolar borç para verdiğini, karşılığında düzenelen senede davalının da kefil olarak parmak bastığını, borç ödenmeyince … 8.İcra Müdürlüğünün 2007/862 esas sayılı dosyasıyla asıl borçlu ile birlikte davalı hakkında da icra takibi yapıldığını,senedin kambiyo senedi niteliğinde olmaması nedeniyle İcra Mahkemesi tarafından davalı hakkındaki takibin iptaline karar verildiğini, takip iptal edildikten sonra … 12.İcra Müdürlüğünün 2008/3926 esas sayılı dosyasında davalı hakkında ilamsız icra takibi yaptığını,davalı tarafından, asıl borçlu hakkında takip yapılmadan kefile müracaat edilemeyeceği belirtilerek takibe itiraz edildiğini, 2007/862 esas sayılı dosyasında asıl borçlunun menkul malının bulunamadığını, haciz tutanağının geçici aciz vesikası niteliğinde olduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile,davalının 26.276,40 TL asıl alacak ve 4394,73 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.671,13 TL ye yaptığı itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının oğluna borç verdiğini,davalının da düzenlenen senedi kefil olarak imzaladığını, borç ödenmeyince yapılan ilamsız icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek eldeki davayı açmıştr. Davalının, takip konusu
2012/1496-8416
senette adi kefil olduğu hususunda bir uyuşmazlık yoktur. 818 Sayılı Borçlar Kanunun 486. maddesi hükmü uyarınca, borcun adi kefilden istenebilmesi için, kefalet akdinden sonra, asıl borçlunun iflas etmesi veya hakkında icra takibi yapılıp semeresiz kalması, yahut borçlu aleyhinde Türkiye’de takibat icrasının imkansız hale gelmesi gerekir. Her ne kadar, … 8.İcra Müdürlüğünün 2007/862 esas sayılı dosyasında borçlu hakkında yapılan icra takibi sırasında, asıl borçlunun evinde 05.03.2007 tarihinde menkul haczi yapılmış ise de,asıl borçlu hakkında bunun dışında hiçbir işlem yapılmamıştır.Bu nedenle asıl borçlu hakkında yapılan icra takibinin semeresiz kaldığından bahsedilemez.Bu durumda davacının davalı kefil yönünden henüz alacağını talep etme hakkı doğmamıştır.Hal böyle olunca, mahkemece, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA,peşin alınan 488.00 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, peşin alınan 488.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 27.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.