Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/15261 E. 2012/19253 K. 11.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15261
KARAR NO : 2012/19253
KARAR TARİHİ : 11.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı ile düzenlenen sözleşme uyarınca tüm edimlerini yerine getirdiğini, hizmet verdiği dönemde davalı tarafından müvekkili şirketin hak edişlerinden haksız ve yasalara ve hukuka aykırı kesintiler yapıldığını, kesintilere gerekçe olarak 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı yasanın 81/1-ı maddesinin gösterildiğini, 5510 sayılı yasadaki değişikliğin davalı tarafından yanlış yorumlandığını ve müvekkili şirketin istihkaklarından haksız kesintiler yapıldığını, 5510 sayılı yasanın 81 maddesine eklenen bende göre sigorta primlerini düzenli ödeyen ve sigortasız işçi çalıştırmayan işverenleri teşvik etmek amacıyla sigorta pirim oranının %5 lik kısmının hazinece karşılanacağının belirtildiğini, müvekkilinin 5510 sayılı yasanın yürürlüğünden itibaren bu kanun gereğince 5 puanlık indirimleri uygulamak suretiyle sigorta primlerini tahakkuk ettirdiğini ve ödediğini, ancak davalı idarenin söz konusu pirim indirimlerini hak edişlerinden haksız olarak kestiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000.00 TL nin dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile tahsilini istemiş, ıslah ile talebini 165.344.23 TL ye çıkartmıştır.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 165.344.23 TL nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; Hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
2012/15261-19253
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı dava dilekçesinde fazla haklarını saklı tutarak 10.000.00 TL nin tahsilini istemiş, yargılama aşamasında verdiği ıslah dilekçesi ile talebini 155.344.23 TL artırarak toplam 165.344.23 TL ye çıkarmış ve mahkemece de hüküm altına alınan miktarın tamamına kesinti tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmıştır. Oysaki talep edilen 10.000.00 TL ye dava tarihinden, ıslah edilen miktara ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekir. Bu hususun gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7. maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yazılı “ 165.344.23 TL’nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine ” söz ve rakamların karardan çıkartılarak yerine “ 165.344.23 TL nin davalıdan tahsiline, talep edilen 10.000.00 TL.na dava tarihi olan 16.5.2011 tarihinden bakiyesi olan 155.344.23 TL. ye ise ıslah tarihi olan 27.2.2012 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine ) söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA,11.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.