YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15277
KARAR NO : 2012/20861
KARAR TARİHİ : 24.09.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalının 03.07.2010 tarihli gayrimenkul alım satım protokolünü satıcı sıfatı ile imzaladığını, bu sözleşme gereğince satış bedeli üzerinden verilen hizmetin karşılığı olarak %2 komisyon ve KDV tutarında komisyon ücreti olarak kararlaştırılan 2.596,00 TL’nin ödenmediğini belirterek komisyon ücretinin tahsili amacı ile başlatılan takibe davalının yaptığı haksız itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, gayrimenkulün maliki olmadığını, sözleşmenin komisyon sözleşmesi unsurlarını taşımadığını, ancak davacıya 2000 TL ödeme yaptığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının tapu maliki adına hareket eden kişi olduğunu davacının emlakçı olması sebebi ile bilebilecek durumdu olduğunu, davalının temsilci sıfatı olmasından dolayı komisyon ücretinden sorumlu olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, … komisyon sözleşmesinde kararlaştırılan ücretin ödenmemesi sebebi ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davası olup, davacı 3.07.2010 tarihli tellalık sözleşmesine dayanarak yapılan takibe yönelik itirazın iptalini talep etmiş, davalı ise imzası inkar edilmeyen protokol uyarınca malik olmaması sebebi ile husumetin kendisine yöneltilemeyeceğini, esasında 2.000 TL ‘de ödeme yaptığının savunmuştur. Mahkemece tapu malikinin icazet verdiği böylece davalının temsilci sıfatı ile hareket 2012/15277-20861
etmiş olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de davalının vekil sıfatı ile hareket ettiğine dair dosyada bir belge olmadığı ve miktar itibari ile da davacının açık muvafakatı olmadan tanık dinletemeyeceği nazara alınarak davalının tellalık ücretinden sorumlu olduğu gözetilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 24.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.