Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/15279 E. 2012/23209 K. 15.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15279
KARAR NO : 2012/23209
KARAR TARİHİ : 15.10.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ayıplı mal satımından kaynaklanan davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalıdan ikinci el araç satın aldığını, aldığı tarihten itibaren araçta birtakım sıkıntılar çıkması sebebi ile masraf yaptığını belirterek, 6.000,00 TL miktarındaki yapmış olduğu masrafın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, duruşmalara katılmamış, cevap vermemiştir
Mahkemece, davanın kabulü ile davacı tarafın yaptığı ve yapması gereken masraflar toplamından oluşan 6000,00 TL alacağın tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, satım sözleşmesine konu aracın ayıplı çıkması sebebi ile yapılan masrafların tahsiline yöneliktir. Davalı duruşmalara katılmadığı gibi cevapta vermemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Yenileme dilekçesinin, davalıya yapılan tebliğ mazbatası içeriğinden 7201 sayılı kanunun 21.maddesi uygulanmak suretiyle tebliğ edilmek istendiği anlaşılmaktadır. Anılan kanunun 21.maddesine göre kendisine tebliğ yapılacak kimse gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden çekinirse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti arasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır. Tebligat 2012/15279-23209
Tüzüğünün 28.maddesinin 1. Fıkrası uyarınca da tebliğ memurunun muhatabın adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel olan komşu, kapıcı gibi kimselerden veyahut zabıta amir veya memurlarından soruşturularak vaki olacak beyanı tebliğ mazbatasına yazıp altını imzalatması gerekir. Bu yön özellikle tebligat kanununun 23. ve tüzüğün 33.maddeleri hükmünde de ayrıca vurgulanmıştır.
Yenileme dilekçesinin davalıya tebliğine ilişkin tebligat parçasının arkasındaki yazı incelendiğinde komşu Salim …’a haber verildiği belirtilmesine rağmen haber verilen komşusunun tebliğ evrakına imzasının alınmadığı ve adreste bulunmama nedeninin araştırılmadığı saptanmıştır.
Açıklanan bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde yenileme dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliğ edilmediği ve bu suretle davalının savunma hakkının kısıtlandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek yenileme dilekçesinin davalıya usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesi sağlanarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, usulsüz tebligata ve davalının savunma hakkının kısıtlanmasına rağmen yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına bozulmasına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 5.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.