Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/15431 E. 2012/20213 K. 19.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15431
KARAR NO : 2012/20213
KARAR TARİHİ : 19.09.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki ihtiyati haciz davasının yapılan yargılaması sırasında ihtiyati tedbir ara kararının kaldırılmasına ilişkin talebin reddine dair kararın süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı banka, davalılardan …’a Genel Kredi Taahhütnamesine istinaden Tüketici Kredisi kullandırıldığını diğer davalı …’ün müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile borçtan sorumlu olduğunu banka alacağının süresinde ödenmediğinden ve borçluların mal kaçırma ihtimali bulunduğundan ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan …, davacı bankanın Tüketici kredisine istinaden ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiğini, tüketici kredilerinde müteselsil kefaletin geçerli olmayıp adi kafaletin geçerli olduğunu ve Tüketici mahkemesinin görevli olduğunu belirterek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep ekmiştir.
Mahkemece ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiş karar verilmiş; hüküm, davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve 2012/15431-20213 elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davacı banka ile davalılar arasında Tüketici Kredisi Sözleşmesi bulunmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde esasa girilerek hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2. bentte gösterilen nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 19.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.