YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15817
KARAR NO : 2012/23594
KARAR TARİHİ : 17.10.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı tarafından Karşıyaka 3.İcra Müdürlüğünün 2007/5273 takip sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız takibin haksız olarak kesinleştiğini, davalıya hiçbir borcunun bulunmadığını, takibin herhangi bir belgeye dayanmadığı gibi alacaklı görünen davalı arasında herhangi bir sözleşmenin de mevcut olmadığını, takip borcunun bir kaynağının bulunmadığını belirterek Karşıyaka 3.İcra Müdürlüğünün 2007/5273 takip sayılı dosyası gereğince borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetli olarak açılan Karşıyaka 3.İcra Müdürlüğünün 2007/5273 sayılı icra dosyasının iptaline, davalının %40’tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, açılan davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile davacının davalıya Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğünün 2007/5273 sayılı takip dosyasından dolayı 1.734,95 TL asıl, 149,75 TL işlemiş faiz alacağı yönünden borcu bulunmadığının TESPİTİNE, fazla talebin reddine, İİY.’nin 72. maddesi gereğince hükmedilen asıl alacağın %40’ı olan 693,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, reddedilen asıl alacağın %40’ı olan 960,00 TL tazminatın davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm,
2012/15817-23594
davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K.’ nun 72/5. maddesi uyarınca alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanı sıra, alacaklı davalının ayrıca kötüniyetli olması da gerekir. Başka bir deyişle, davalı alacaklı icra takibi yapmakta kötüniyetli değilse aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez. Dava konusu olayda, davalının kötüniyetli olduğu davacı tarafından ispat edilmediği gibi bu hususta dosyada herhangi bir delil de bulunmamaktadır. Bu durumda davalı aleyhine kötüniyet tazminatı şartlarının oluştuğu kabul edilemez. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; davacının tüm davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle; mahkeme kararının hüküm bölümünde yer alan (İİY.’nin 72. maddesi gereğince hükmedilen asıl alacağın %40’ı olan 693,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine) sözlerinin karardan çıkartılarak yerine aynen (Koşulları oluşmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine) sözlerinin yazılmasına, hükmün değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 21.15 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, 17.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.