Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/15889 E. 2012/17697 K. 10.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15889
KARAR NO : 2012/17697
KARAR TARİHİ : 10.07.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; gayrimenkul satış sözleşmesine istinaden devremülk hissesi satın almak için davalıya para verdiğini,ancak sözleşmenin geçersiz olduğunu,verdiği paranın tahsili amacıyla icra takibi yaptığını,davalının süresinde borca itiraz ederek takibin durdurulmasına sebebiyet verdiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddine karar verilerek davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı kanuna göre dava değerinin görev sınırının altında kaldığı, görevli mahkemenin İhsaniye Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatiyle görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses,
görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta ,davacı devremülk hissesi satın almak için davalıya verdiği bedelin istirdatını talep etmiştir.Buna göre taraflar arasında 4077 sayılı kanunda düzenlenen devre mülk satış sözleşmesi bulunmaktadır. Sözleşmenin varlığı ve geçerli olup olmadığı görevli mahkemede değerlendirilecektir.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Görevle ilgili düzenlemeler kamu
düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkemece açıklanan hususlar doğrultusunda Tüketici Mahkemesi sıfatıyla karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, 2. bentte gösterilen nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 10.7.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.