YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15890
KARAR NO : 2012/23556
KARAR TARİHİ : 17.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 03.01.2010 tarihinde gayrimenkul satış sözleşmesi imzaladıklarını, 6,700,00TL’yi şirkete ödediği, … mevkiinde bulunan … parsel, … nolu bağımsız bölümün 1/156 hissesinin kendi adına tescil edildiği, fakat bağımsız bölümü henüz kullanmadığını, sözleşmeden dönerek ödediği paranın iadesini talep ettiği halde paranın iade edilmediğini, başlatılan icra takibine de davalının itiraz ettiği ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava konusu bağımsız bölümün 10 günlük kullanımının davacıya verildiği, 634 sayılı kanun 59. maddesine göre devre mülk sözleşmesinde kullanımın 15 günden az olamayacağının belirtildiği bu nedenle sözleşmenin devre mülk sözleşmesi sayılamayacağı ve sözleşmenin 11. maddesinin C bendinde, sözleşmede geçen tüm hak ve borçların mirasçılara geçeceğinin belirtildiği, davacıya ayni hak sağladığı bu nedenle 4077 sayılı kanunun 6/B maddesine göre devre tatil sayılamayacağı ve anılan yasa hükümlerinin uygulanamayacağı kanaati ile Sulh Hukuk Mahkemeleri görevli olduğundan davacının dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine, karar kesinleştiğinde dosyanın görevli İhsaniye Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
2012/15890-23556
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Davacı ile davalı arasında devre mülk satış sözleşmesi bulunup, sadece kullanım süresi ile ayni hak sağlamasının davacıyı kanunda belirtilen tüketici tanımının dışına çıkarmaz, somut uyuşmazlıkta taraflar arasında 4077 sayılı kanunda belirtilen şekilde bir alım satım ilişkisi bulunmaktadır
4077 sayılı Yasanın 23.maddesinde bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Böyle olunca mahkemece işin esasına girilerek hasıl olunacak sonuca uygun karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın (1)nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, (2)nolu bentte gösterilen nedenle, davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan 21.15 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 17.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.