Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/16163 E. 2012/25684 K. 15.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16163
KARAR NO : 2012/25684
KARAR TARİHİ : 15.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı; davalının bankadan kullandığı konut kredisi ile ilgili olarak her ay ayrıca kendisinden hayat sigortası adı altında kesilen 56,00TL’nin yasal olmadığı iddiasıyla Tüketici Hakem Heyetine başvuruda bulunduğunu ve yapılan kesintilerin iadesine kararı verildiğini, verilen kararın usul ve yasaya uygun olmadığını belirterek tüketici hakem heyeti kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı bankaca tanzim edilen sözleşme öncesi bilgi formunda hayat sigortası, konut sigortası gibi yaptırılması isteğe bağlı sigortaların yaptırılmasının zorunlu olmadığına dair ibarenin yazılı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı banka tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında 22.08.2007 tarihinde 90.000 TL tutarlı 240 ay vadeli, konut kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede hayat sigortası primine ilişkin bir miktar belirtilmemekle birlikte sözleşmenin 8.maddesinde, müşterinin açılan kredi nedeni ile bankanın uygun göreceği bedel ve şartlar ile hayat sigortası yaptırmayı kabul ettiği, bankanın ise sigorta primlerini banka nezdindeki hesaplardan tahsile
yetkili olduğu belirtilmiştir. Ne var ki sözleşme tarihinden evvel yürürlüğe giren 31.05.2007 tarihli Konut Finansmanı Kuruluşlarınca verilecek Sözleşme Öncesi Bilgi Formu Usul ve Esasları hakkında Yönetmeliğin 6 maddesine aykırı olarak, davalı müşteriye verilen sözleşme öncesi bilgi formunda, hayat sigortası yaptırılmasının zorunlu olmadığına dair kısmın davalıya verilen formda yer almadığı, anılan yönetmelik hükümleri gereğince davalı müşteriye verilmesi gereken bu bilgilerin konut finansmanı kuruluşları için bağlayıcı olduğu, hal böyle olunca hayat sigortası yaptırılmasına ilişkin sözleşmede yer alan hükmün geçersiz bulunduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki, davalı müşterinin, sözleşme tarihi olan 22.08.2007 tarihinden, Tüketici Hakem Heyetine müracaat tarihi olan 27.01.2010 tarihine kadar, sözleşmenin bu hükmüne ilişkin olarak bir geçersizlik nedeni ileri sürmediği gibi, prim ödemelerinin de ihtirazi kayıt olmaksızın ödendiği yine davalı müşterinin pirim ödediği dönemlere ilişkin olarak da sigorta güvencesinden yararlandığı anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle, dava tarihi itibariyle taraflar arasındaki akti ilişkinin devam etmesi de nazara alındığında, davalı müşterinin Tüketici Hakem Heyetine müracaat tarihi olan 27.01.2010 tarihinden önce tahsil edilen hayat sigortası pirim ödemelerine ilişkin olarak davacının itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken itirazın tamamen reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, BOZMA nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18.40 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 15.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.