Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/16198 E. 2012/25317 K. 12.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16198
KARAR NO : 2012/25317
KARAR TARİHİ : 12.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı ile kardeş olup … mirasçısı oldukların miras intikal işlemlerinin yaptırılması için davalıya vekaletname verdiğini davalının bu vekaletname ile muristen intikal eden banka hesabındaki parayı kendi hesabına geçirdiğini kendisine parayı daha sonra ödeyeceğini söylemesine rağmen ödemediğini hakkında yapılan icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile kardeş olduklarını %80 özürlü psikoz hastası … adında bir kardeşlerinin olduğunu ve bu kardeşlerinin yanında kaldığını bakımının kendisi tarafında yapıldığını babaları … Kahraman’ın sağlığında bankada bulunan paranın bankada tutularak faiziyle kardeşleri Niyazi’ye bakılmasını söylediğini ve vasiyet ettiğini davacının bunu kabul etmediğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının aldığı vekaletname ile murisin banka hesabından 52.430.05 TL parayı aldığı davacının payını ödemediği dinlenen tanık beyanlarına göre taraflar arasında muristen kalan bu paranın kardeşlenin bakım parası olarak kullanılması yönünde bir anlaşma olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tanığı … 14.09.2011 tarihli oturumda dinlenmiş olup beyanlarında; Muris …’in kızlar memur olduğu kendini kurtardığı oğluma bakan olmazsa en azından bu
parayla bir yerlerde bakılır diye düşünerek bu parayı oğlu Niyazi’ye bıraktığını söylediğini, bu sebeple öldükten sonra iki kız kardeş bu paranın Niyazi’nin hesabında kalmasını faiziyle bağ-kur primlerinin ödenmesini kararlaştırdılar… demiştir. Davacı tanığı … ise muris …’in bankada parayı oğlu. bıraktığını bildiğini beyan etmiştir. Yine davacı tanığı … talimatla alınan beyanında; Muris …’in ölmeden önce çocuklarını çağırdığını ve çocuklarına “benim mal varlığım ve oğlum size mirastır bir miktar para bırakıyorum bu para ile … sorunu olan oğlumu aç ve açıkta bırakmayınız dediğini daha sonra öldüğünü, davacı ve davalının babalarının bıraktığı nakit para için konuştuklarını davacının kardeşlerini bir bakım evine yatırmasını giderlerinin miras paradan karşılanmasını istediğini fakat davalının bakım evinde iyi bakılamayacağını söyleyerek birlikte bakalım para bankada kalsın önerisinde bulunduğunu davacının bunu kabul etmediğini” ifade etmiştir. Bu tanık beyanları karşısında muristen kalan,banka hesabında tutulan para için taraflar arasında kardeşleri Niyazi’ye bakma konusunda bir anlaşma olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda yukarıda irdelenen tanık beyanları dikkate alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken tanık beyanlarına neden itibar edilmediği açıklanmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA,peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 12.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.